Bir kişinin haksız bir fiil, trafik kazası veya iş kazası sonucunda hayatını kaybetmesi hâlinde, ölenin desteğinden yararlanan yakınları da bu ölümden ekonomik olarak zarar görür. Türk Borçlar Kanunu, bu zararın tazmin edilmesi için destekten yoksun kalma tazminatı kurumunu düzenlemiştir.
Bu yazıda destekten yoksun kalma tazminatının hukuki dayanağı, talep hakkına sahip olan kişiler, tazminatın hesaplanma yöntemi ve zamanaşımı süresi genel hatlarıyla ele alınmıştır. Hesaplama ve ispat konuları teknik ayrıntılar içerdiğinden, dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi önerilir.
✧ İçindekiler
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre bir kişinin ölümü hâlinde uğranılan zararlar arasında cenaze giderleri ve tedavi giderlerinin yanında, "ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" da sayılmıştır.
Buna göre destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin sağlığında maddi veya ekonomik açıdan destek verdiği kişilerin, bu desteğin ölüm nedeniyle sona ermesinden doğan zararlarının karşılanmasını amaçlar. Tazminat, ölenin mirasçılarına değil, doğrudan destekten yoksun kalan kişilere aittir; bu nedenle miras hukukundan bağımsız bir taleptir.
Kimler Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edebilir?
Destekten yoksun kalma tazminatını talep edebilmek için akrabalık ya da kanuni bir bağ şart değildir; belirleyici olan, talep eden kişinin ölenden fiilen ve düzenli biçimde destek almış olmasıdır. Bu bakımdan talep hakkı, uygulamada sıklıkla şu kişiler bakımından gündeme gelir:
- Eş: Evlilik birliği içinde birbirine destek olma yükümlülüğü bulunan eşler bakımından destek ilişkisinin varlığı genellikle karine olarak kabul edilir.
- Çocuklar: Reşit olmayan veya eğitimine devam eden çocuklar yönünden de destek ilişkisi karine olarak kabul edilir.
- Ana-baba: Ölenin henüz kendilerine destek olamamış olsa dahi, hayatın olağan akışında ileride destek sağlaması beklenen çocuğunun ölümü nedeniyle ana-baba da bu tazminatı talep edebilir.
- Fiilen desteklenen diğer kişiler: Akraba olmasa dahi ölenden düzenli olarak maddi destek aldığını ispatlayan kişiler de (örneğin bakılan bir yakın) tazminat talep edebilir.
Anne, baba, eş ve çocuk dışındaki kişiler bakımından destek ilişkisi karine olarak kabul edilmediğinden, bu kişilerin destek aldıklarını somut delillerle ispat etmesi gerekir.
Tazminatın Şartları
Destekten yoksun kalma tazminatının istenebilmesi için belirli şartların bir arada gerçekleşmesi gerekir. Öncelikle destek sıfatına sahip kişinin ölmüş olması ya da ölmüş sayılması gerekir; ağır yaralanma bu şartı karşılamaz. Ayrıca bir zararın doğmuş olması ve bu zarar ile ölüme sebep olan fiil arasında illiyet bağının bulunması aranır.
Ölen kişinin ölüme yol açan olayda ağır kusurunun bulunması, illiyet bağını kesebilecek bir husustur; böyle bir durumda sorumlu tutulan taraf, ölenin ağır kusurunu ispat ederek sorumluluktan kısmen veya tamamen kurtulabilir. Destek talep eden kişi bakımından ise, düzenli ve sürekli bir yardımın varlığı aranır; tek seferlik yardımlar bu tazminata dayanak oluşturmaz.
Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması teknik bir konudur ve genellikle bir aktüerya bilirkişi raporuna dayanılarak yapılır. Hesaplamada esas alınan başlıca unsurlar şunlardır:
- Ölenin gelir durumu: Maaş bordroları, vergi kayıtları veya meslek odası bilgileri üzerinden tespit edilir; bu mümkün değilse emsal ücret araştırması yapılır.
- Muhtemel yaşam süresi: Hesaplamada genellikle PMF (Population, Mortality, Fertility) yaşam tabloları veya benzer aktüeryal tablolar esas alınarak ölenin muhtemel çalışma ve destek süresi belirlenir.
- Destek payı: Ölenin gelirinden kendisine ve her bir destek alan kişiye ayrılan pay, ailenin yapısına göre oranlanır.
- Kusur oranı: Olayda tarafların kusur oranları, hesaplanan tutara doğrudan etki eder.
- İndirim sebepleri: Sigorta şirketi veya sorumlu tarafça önceden yapılan ödemeler gibi kalemler, belirli şartlarda hesaplamada indirim konusu yapılabilir.
Aktüerya raporuna karşı itiraz edilmesi ve gerektiğinde ek rapor ya da yeni bir bilirkişi incelemesi talep edilmesi mümkündür. Hesaplamanın doğruluğu büyük ölçüde dosyaya sunulan gelir ve kusur delillerine bağlı olduğundan, bu aşamanın özenle yürütülmesi önem taşır.
Zamanaşımı Süresi
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiile dayanan bir talep olduğundan Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesindeki genel zamanaşımı kuralına tabidir. Buna göre tazminat talebi, zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Ölüme sebep olan fiil, ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülen bir suç niteliğindeyse, TBK m.72 uyarınca bu daha uzun ceza zamanaşımı süresi tazminat talebi bakımından da uygulanır. Örneğin taksirle veya kasten öldürme suçunu oluşturan bir olayda, ceza kanunundaki dava zamanaşımı süresinin, iki yıllık genel süreden daha uzun olması hâlinde bu süre esas alınabilir. Somut olayda hangi sürenin uygulanacağı, fiilin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Trafik Kazası, İş Kazası ve Diğer Haksız Fiillerde Uygulama
Destekten yoksun kalma tazminatı uygulamada en sık trafik kazaları ve iş kazaları sonucu gerçekleşen ölümlerde gündeme gelir. Trafik kazalarında, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinden talepte bulunulabileceği gibi, sigorta limitini aşan zararlar için sorumlu sürücü veya işletene karşı da dava açılabilir.
İş kazalarında ise işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırılığı söz konusuysa, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan zarar işverenden talep edilebilir. Her iki durumda da kusur oranının, kaza tespit tutanakları, iş kazası inceleme raporları ve varsa ceza yargılaması dosyası üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Destekten yoksun kalma tazminatı davalarına bakmakla görevli mahkeme, olayın niteliğine göre asliye hukuk mahkemesi ya da tüketici işlemi niteliği taşıyan sigorta uyuşmazlıklarında farklı bir görevli mahkeme olabilir. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi olmakla birlikte, zararın meydana geldiği yer veya davacının yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir.
Destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte manevi tazminat gibi diğer taleplerin de aynı dosyada ileri sürülmesi mümkündür; bu taleplerin birbirinden farkı hakkında İzmir tazminat avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz. Karabağlar, Konak ve Buca başta olmak üzere İzmir genelinde tazminat hukuku süreçlerinde hukuki destek sağlanmaktadır.
✧İlgili Yazılar
Av. Mehmet Yücesoy
İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık
Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için hukuki destek almak adına bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen İletişime Geçin