Hukuki Makale📅 26.06.2026

Düğün Takıları Kime Aittir?

Düğünlerde gelin ve damada takılan ziynet eşyalarının kime ait olduğu, Türk Medeni Kanunu'nda açıkça düzenlenmiş bir konu değildir; bu sorunun cevabı büyük ölçüde Yargıtay içtihadıyla şekillenmiştir. Boşanma süreçlerinde sıkça gündeme gelen bu başlık, çoğu zaman taraflar arasında ayrı bir uyuşmazlık konusu hâline gelmektedir.

Aşağıda ziynet eşyasının hukuki niteliği, kime ait sayıldığı, iade talebinin nasıl ileri sürülebileceği, ispat yükünün kimde olduğu ve bu genel kuralın istisnaları genel hatlarıyla ele alınmıştır. Her uyuşmazlığın kendine özgü delil durumu bulunduğundan, somut olaya göre bir değerlendirme yapılması önerilir.

Düğünde Takılan Ziynet Eşyası Kime Aittir?

Ziynet eşyasının (altın, bilezik, kolye, çeyrek altın gibi takıların) kime ait olacağı konusunda kanunda doğrudan bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, düğün sırasında takılan ziynet eşyası -kim tarafından ve kime takılırsa takılsın- aksi ispatlanmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve TMK m.220 uyarınca kadının kişisel malı niteliğini kazanır.

Bu genel kuralın bir istisnası, örf ve adet gereği yalnızca erkeğin kullanımına özgü sayılan eşyalar için geçerlidir; kravat iğnesi veya kol düğmesi gibi eşyalar bu kapsamda erkeğe ait kabul edilebilir. Buna karşılık düğünde takılan nakit paranın kime ait sayılacağı, somut olayın koşullarına ve ispat durumuna göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Ziynet Eşyasının İadesi Nasıl Talep Edilir?

Ziynet eşyasının erkekte kalması hâlinde kadın, kişisel malı niteliğindeki bu eşyaların iadesini talep eden bir dava açabilir. Bu davada öncelikle eşyanın aynen iadesi, bu mümkün olmadığı takdirde ise bedelinin ödenmesi kademeli (terditli) olarak talep edilir. Ziynet eşyalarının bozdurulmuş ya da harcanmış olması hâlinde aynen iade mümkün olmadığından bedel talebi gündeme gelir.

İade talebi, devam eden bir boşanma davası içinde ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Boşanmada mal paylaşımına ilişkin dava, TMK m.220 uyarınca kişisel mal sayılan ziynet eşyasını kapsamadığından, bu talebin ayrıca ileri sürülmesi gerekir.

İspat Yükü Kimdedir?

HMK m.190 ve TMK m.6'da düzenlenen genel ispat kuralları gereği, ziynet eşyasının varlığını ve iade edilmesi gerektiğini ispat yükü, iadeyi talep eden tarafa aittir. Davacı, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının cinsini, niteliğini, ayarını, gramajını ve miktarını mümkün olduğunca somut biçimde belirtmelidir.

Bu husus uygulamada genellikle düğün fotoğrafları, düğün videoları, çeyiz senedi, tanık beyanları ve gerektiğinde kuyumcu bilirkişi incelemesiyle ispatlanmaya çalışılır. Ziynet eşyalarının erkeğe iade edilmemek üzere verildiğini ve harcandığını ispat yükü ise, buna dayanan tarafa aittir.

Ziynet Eşyasının Erkeğe Verilmesi Durumunda Ne Olur?

Yargıtay içtihadına göre, kadının ziynet eşyalarını erkeğe verdiği durumlarda kural olarak bu eşyaların iade edilmek üzere verildiği kabul edilir. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere, karşılıksız olarak verildiğini ispat yükü ise erkeğe aittir; erkek bu hususu ispat edemediği takdirde eşyaların değerini iade ile yükümlü tutulabilir.

Benzer şekilde, evi kendi rızasıyla terk eden kadının ziynet eşyalarını da beraberinde götürdüğü yönünde bir karine söz konusu olabilir; ancak şiddete maruz kalarak ya da eşyaları kendisinden alınarak evi terk etmek zorunda kalan kadın bakımından bu karinenin uygulanmayabileceği, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Ziynet eşyasının aynen iadesine ilişkin talepler mülkiyet hakkına dayandığından, bu talepler bakımından kural olarak bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Buna karşılık, eşyanın bedelinin talep edilmesi hâlinde bu talep tazminat niteliği taşıdığından, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren belirli bir zamanaşımı süresine tabi olur.

Bu nedenle, ziynet eşyalarının fiilen mevcut olup olmadığı ve iade talebinin hangi kapsamda ileri sürüleceği, dava açılmadan önce netleştirilmesi gereken bir konudur.

Genel Kuralın İstisnaları Nelerdir?

Ziynet eşyasının kadına ait sayılması kuralının, örf ve adet gereği yalnızca erkeğe özgü sayılan eşyalar dışında başka istisnaları da olabilir. Örneğin ziynet eşyalarının düğün masrafları, ortak konutun giderleri ya da bir malın alımı için harcandığının ve bu harcamanın iade koşulu olmaksızın, kadının rızasıyla yapıldığının ispatlanması hâlinde, erkek bu eşyaları iadeden kurtulabilir.

Bu tür istisnaların uygulanıp uygulanmayacağı, dosyaya sunulan delillere ve somut olayın özelliklerine göre değişir. Ziynet eşyası talebiyle birlikte diğer boşanma taleplerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin daha kapsamlı bilgi için İzmir boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Karabağlar başta olmak üzere Konak, Buca ve Balçova'da aile hukuku süreçlerinde destek sağlanmaktadır.

İlgili Yazılar

⚖️

Av. Mehmet Yücesoy

İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık

Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hemen İletişime Geçin