854 sayılı Deniz İş Kanunu, denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağı taşıyan belirli büyüklükteki gemilerde çalışan gemi adamlarının iş ilişkilerini düzenleyen özel bir kanundur. Gemi adamlarının çalışma koşulları, kendine özgü riskleri ve seyir hâlindeki hizmet düzeni nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'ndan ayrı bir rejime tabi tutulmuştur.
Aşağıda Deniz İş Kanunu'nun kapsamına kimlerin girdiği, işveren ve gemi adamı kavramlarının nasıl tanımlandığı, kıdem tazminatının hangi hâllerde doğduğu ve nasıl hesaplandığı, son olarak da genel iş hukukundan farkları genel hatlarıyla ele alınmaktadır. Somut bir gemi adamının statüsünün bu kanun kapsamına girip girmediği, işyerinin ve geminin özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
✧ İçindekiler
Deniz İş Kanunu'nun Kapsamı Nedir?
Kanun, denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz veya daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akdiyle çalışan gemi adamları ile bunların işverenleri hakkında uygulanır. Aynı işverene ait birden fazla geminin grostonilatoları toplamının yüz veya daha fazla olması, ya da işverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısının beş veya daha fazla olması hâlinde de kanun hükümleri uygulama alanı bulur.
Yüz grostonilatonun altındaki küçük gemilerde ve belirtilen sayısal eşiklerin altında kalan işverenlerde çalışanlar, kural olarak bu kanun kapsamı dışında kalıp 4857 sayılı İş Kanunu'na veya Borçlar Kanunu genel hükümlerine tabi olabilir; bu nedenle somut olayda geminin grostonilatosu ve işverenin toplam gemi adamı sayısı öncelikle tespit edilmelidir.
Deniz İş Kanunu'nda İşveren ve Gemi Adamı Kimdir?
Kanun kapsamında gemi adamı, kaptan dâhil olmak üzere gemide belirli bir görevi ifa etmek üzere hizmet akdiyle çalıştırılan kişileri ifade eder. İşveren ise geminin sahibi olabileceği gibi, donatan sıfatıyla gemiyi işleten farklı bir kişi de olabilir; bu ayrım özellikle sorumluluğun kime ait olduğunun belirlenmesinde önem taşır.
Hangi Gemi Adamları Kanun Dışında Kalır?
Yüzer araçlarda çalışsa dahi belirli kamu kurumlarına ait olup ticari amaçla işletilmeyen bazı gemilerdeki personel ile kanunda ayrıca sayılan istisnai gruplar, Deniz İş Kanunu kapsamı dışında değerlendirilebilir. Bu istisnaların uygulanıp uygulanmayacağı, geminin işletme amacına ve statüsüne göre ayrıca incelenmelidir.
Gemi Adamının Kıdem Tazminatı Hakkı Hangi Hallerde Doğar?
Kanunun 20. maddesi uyarınca hizmet akdinin feshedilmesi, gemi adamının ölümü veya kanunda sayılan diğer sona erme hâllerinde, gemi adamına işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devam ettiği her tam yıl için kıdem tazminatı ödenir. Gemi adamının kendi kusuruyla, işverenin haklı fesih nedenlerine dayanarak sözleşmeyi feshettiği hâllerde ise kıdem tazminatı hakkı doğmayabilir; bu ayrımın somut olayda hangi tarafın hangi gerekçeyle feshettiğine göre değerlendirilmesi gerekir.
Gemi adamının kendisinin haklı bir nedenle (ücretin ödenmemesi, sağlık koşullarının elverişsizliği, işverenin sözleşmeye aykırı davranışları gibi) sözleşmeyi feshetmesi hâlinde de kıdem tazminatı talep edilebilir; bu noktada fesih gerekçesinin ve buna ilişkin delillerin doğru şekilde ortaya konması belirleyicidir.
Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kanuna göre kıdem tazminatı, hizmet akdinin devam ettiği her tam yıl için 30 günlük ücret tutarı üzerinden hesaplanır; bir yıldan artan süreler için de aynı oran esas alınır. Hesaplamada son ücret esas alınır ve ücrete ek olarak düzenli ödenen para ve para ile ölçülebilen menfaatler de (ikramiye, yol/yemek yardımı gibi kalemler somut olaya göre) hesaba dâhil edilebilir. Bu yönüyle hesaplama yöntemi, 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki kıdem tazminatı mantığına benzemekle birlikte, kaynağı ayrı bir kanun hükmüdür (Deniz İş Kanunu m.20).
Deniz İş Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu'ndan Hangi Yönlerden Ayrılır?
Deniz İş Kanunu; çalışma süreleri, fazla çalışma, yıllık izin, iş sağlığı ve güvenliği ile fesih usulüne ilişkin birçok konuda genel İş Kanunu'ndan farklı, denizcilik faaliyetinin özelliklerine uyarlanmış kendine özgü hükümler içerir. Örneğin seyir hâlindeki bir geminin işleyişi, karadaki işyerlerinden farklı çalışma düzenleri gerektirdiğinden çalışma süresi ve dinlenme sürelerine ilişkin düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir.
Gemi adamlarının iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarında görevli mahkeme ve uygulanacak usul kuralları da bu özel kanun ve genel hükümler birlikte değerlendirilerek belirlenir. Sürecin karmaşıklığı ve teknik niteliği nedeniyle, kıdem tazminatı veya diğer işçilik alacaklarına ilişkin bir uyuşmazlıkta bir iş hukuku avukatı ile görüşülmesi faydalı olabilir.
✧İlgili Yazılar
Av. Mehmet Yücesoy
İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık
Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için hukuki destek almak adına bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen İletişime Geçin