Hukuki Makale📅 05.05.2026

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Boşanmanın mali sonuçları arasında en çok soru işareti barındıran başlıklardan biri, evlilik süresince edinilen malların nasıl paylaşılacağıdır. Bu konu, taraflar arasında evlenmeden önce bir mal rejimi sözleşmesi yapılıp yapılmadığına ve yapılmadıysa Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü yasal mal rejimine göre şekillenir.

Aşağıda yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin işleyişi, kişisel mal sayılan varlıklar, tasfiye sürecinde hesaplanan katılma alacağı ve değer artış payı ile sözleşmeyle farklı bir rejimin seçilmesi ihtimali genel hatlarıyla ele alınmıştır. Hesaplamalar dosyanın somut verilerine göre değiştiğinden, kesin rakamlar için dosya bazında değerlendirme yapılması gerekir.

Yasal Mal Rejimi Nedir?

TMK m.202 uyarınca, eşler arasında sözleşmeyle başka bir rejim kararlaştırılmamışsa yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde her eş kendi malı üzerinde tasarruf yetkisini korur; ortaklık, ancak evlilik süresince edinilen mallar bakımından ve mal rejiminin sona ermesiyle birlikte hesaplanan bir alacak hakkı şeklinde ortaya çıkar.

Rejim, boşanma kararının kesinleşmesi, evliliğin iptali, ölüm veya başka bir mal rejiminin sözleşmeyle kararlaştırılması hâllerinde sona erer. Sona erme anı, hangi malların tasfiyeye dahil edileceğinin belirlenmesinde esas alınan tarihtir.

Hangi Mallar Kişisel Mal Sayılır?

TMK m.220'de, aksi kararlaştırılmadıkça edinilmiş mal sayılan varlıkların dışında kalan ve tasfiyeye dahil edilmeyen kişisel mallar sınırlı sayıda düzenlenmiştir:

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri
  • Manevi tazminat alacakları
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler

Bu istisnalar dışında kalan, evlilik süresince emek veya gelir karşılığı edinilen tüm varlıklar edinilmiş mal kabul edilir ve tasfiye hesabına dahil edilir. Taraflar ayrıca sözleşmeyle, kanunun izin verdiği ölçüde, hangi değerlerin kişisel mal sayılacağını da belirleyebilir.

Tasfiye ve Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Mal rejiminin sona ermesiyle birlikte TMK m.225 vd. hükümleri uyarınca tasfiye süreci başlar. Öncelikle her eşin edinilmiş ve kişisel malları ayrı ayrı belirlenir, edinilmiş mallara ilişkin borçlar (pasifler) bu hesaptan düşülür ve kalan miktar üzerinden her eş için artık değer tespit edilir.

Kanunda aksi kararlaştırılmadıkça, her eşin diğerinin artık değerindeki katılma alacağı yarı yarıya paylaştırılır. Bir eşin edinilmiş mallarının pasifi aktifinden fazlaysa bu eş için artık değer oluşmaz ve diğer eşin bu eşten katılma alacağı talebi söz konusu olmaz. Katılma alacağı, TMK m.239 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren faize tabi tutulabilir ve gerekli görülmesi hâlinde teminat talep edilebilir.

Değer Artış Payı Nedir?

Bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun olmayan bir bedelle katkıda bulunması hâlinde, bu malın tasfiye sırasındaki değerinde katkısı oranında bir hak doğar. TMK m.227 kapsamında düzenlenen bu değer artış payı, katkının yapıldığı sıradaki mala oranlanarak hesaplanır ve mal, tasfiye anındaki değeri üzerinden dikkate alınır.

Bu düzenleme özellikle bir eşin, diğerine ait bir taşınmazın alımına, inşasına veya borcunun kapatılmasına kendi kişisel malı veya emeğiyle katkıda bulunduğu durumlarda gündeme gelir. Katkının varlığı ve oranı, dosyaya sunulan belgeler ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle ortaya konur.

Sözleşmeyle Farklı Bir Mal Rejimi Seçilebilir mi?

Taraflar, TMK m.202 vd. hükümleri çerçevesinde, yasal mal rejimi yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir. Bu seçim, evlenmeden önce veya evlilik sırasında düzenlenecek bir mal rejimi sözleşmesiyle yapılır.

Seçilen rejime göre tasfiye kuralları önemli ölçüde değişir; örneğin mal ayrılığında eşler arasında paylaşıma konu olacak bir katılma alacağı kural olarak doğmaz. Bu nedenle mal rejimi sözleşmesi yapılıp yapılmadığının ve yapıldıysa hangi rejimin seçildiğinin dava öncesinde netleştirilmesi, sürecin doğru planlanması bakımından önemlidir.

Anlaşmalı ve Çekişmeli Süreçte Mal Paylaşımı Farklılaşır mı?

Mal paylaşımına ilişkin TMK hükümleri, boşanmanın anlaşmalı ya da çekişmeli şekilde sonuçlanmasından bağımsız olarak uygulanır. Anlaşmalı boşanmada taraflar, kanunun izin verdiği ölçüde, katılma alacağı veya değer artış payına ilişkin taleplerinden protokol kapsamında karşılıklı olarak vazgeçebilir ya da bu hususları kendi aralarında düzenleyebilir.

Çekişmeli süreçte ise mal paylaşımı talepleri ayrı bir dava konusu olabileceği gibi boşanma davasıyla birlikte de ileri sürülebilir; bu durumda tasfiye hesabı, dosyaya sunulan mal varlığı bilgileri ve gerektiğinde bilirkişi raporu üzerinden yürütülür. Mal paylaşımı davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Konuya ilişkin daha kapsamlı bilgi için İzmir mal paylaşımı avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Karabağlar başta olmak üzere Konak, Buca ve Balçova'da bu süreçlerde destek sağlanmaktadır.

İlgili Yazılar

⚖️

Av. Mehmet Yücesoy

İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık

Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hemen İletişime Geçin