Aile Hukuku📅 30.10.2026

Yoksulluk Nafakası Nedir? Şartları

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten talep edebileceği bir nafaka türüdür. Amacı, boşanmanın ekonomik açıdan daha zayıf taraf için yaratacağı geçim sıkıntısını, mali gücü elverdiği ölçüde diğer eş üzerinden dengelemektir.

Aşağıda yoksulluk nafakasının şartları, miktarının nasıl belirlendiği, süresi ve sona erme halleri genel hatlarıyla ele alınmıştır. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut duruma göre değerlendirme yapılması önerilir.

Yoksulluk Nafakasının Şartları Nelerdir?

TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için üç temel şart aranır: talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması, bu eşin boşanmadaki kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması ve nafaka yükümlüsü eşin ödeme gücüne sahip bulunması. Kanun, nafaka talep edilen eşin kusurlu olmasını aramaz; kusursuz bir eş dahi mali gücü oranında yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir.

Yoksulluğa düşme kavramı, kişinin asgari yaşam standardını kendi imkânlarıyla karşılayamayacak duruma gelmesi olarak değerlendirilir. Talep eden eşin düzenli ve yeterli bir geliri veya mal varlığı bulunuyorsa bu şart gerçekleşmemiş sayılır; ancak Yargıtay, asgari ücret düzeyindeki bir gelirin tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmadığını yerleşik olarak kabul etmektedir. Değerlendirme her dosyanın somut mali verilerine göre yapılır. Nafaka talebi boşanma davası içinde ileri sürülebileceği gibi, TMK m.178 uyarınca boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla da istenebilir; bu süre geçtikten sonra talep zamanaşımına uğrar.

Yoksulluk Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?

Nafaka miktarı belirlenirken tarafların gelir durumu, mal varlığı, sosyal ve ekonomik konumu ile yaşam standartları birlikte değerlendirilir. Mahkeme, nafaka yükümlüsünün kendi asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde bir gelirinin kalmasını da gözetir; talep edilen miktar ile yükümlünün mali gücü arasında makul bir denge aranır.

Nafaka miktarı sabit bir formülle hesaplanmaz; hâkim, dosyadaki gelir belgeleri, banka kayıtları ve gerekiyorsa sosyal ve ekonomik durum araştırması raporunu birlikte değerlendirerek takdir yetkisini kullanır. TMK m.176 uyarınca nafaka kural olarak aylık irat biçiminde ödenir; tarafların anlaşması veya hâkimin takdiriyle toptan ödemeye de karar verilebilir. Hâkim, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini (uygulamada çoğunlukla TÜİK ÜFE oranında yıllık artış olarak) kararda belirleyebilir.

Yoksulluk Nafakası Süresiz midir?

TMK m.175 açıkça "süresiz olarak" ifadesini kullanır; bu nedenle yoksulluk nafakası, iştirak nafakasının aksine belirli bir süreyle sınırlı değildir. Ancak süresiz olması, nafakanın hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği veya kaldırılamayacağı anlamına gelmez. Tarafların mali koşullarında sonradan meydana gelen önemli değişiklikler, nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması talebine konu olabilir.

Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Sona Erer?

Yoksulluk nafakası kanunda öngörülen belirli hallerde kendiliğinden veya talep üzerine sona erer:

  • Nafaka alacaklısı eşin yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona erer.
  • Nafaka alacaklısının, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi bir başkasıyla yaşaması durumunda nafakanın kaldırılması talep edilebilir.
  • Nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması, örneğin düzenli bir gelire kavuşması halinde nafakanın kaldırılması istenebilir.
  • Taraflardan birinin ölümü nafaka yükümlülüğünü sona erdirir.
  • Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi de kaldırma sebebi olarak ileri sürülebilir.

Bu hallerin varlığı, ayrı bir dava veya talep konusu olup mahkemece somut delillere göre değerlendirilir.

Yoksulluk Nafakası Sonradan Artırılabilir mi?

Nafaka miktarının belirlendiği tarihten sonra tarafların ekonomik koşullarında hakkaniyete aykırı sonuç doğuracak ölçüde bir değişiklik meydana gelmişse, taraflardan her biri nafakanın artırılması ya da azaltılması için dava açabilir. Bu davalarda enflasyon, geçim şartlarındaki artış ve tarafların güncel gelir durumu birlikte değerlendirilir.

Artırım ve azaltım davasının işleyişi nafaka artırım ve azaltım davası, nafaka türlerinin bütünü ise nafaka nedir, türleri nelerdir yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Erkek eş de yoksulluk nafakası alabilir mi? Evet. TMK m.175 cinsiyet ayrımı yapmaz; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eş, kadın veya erkek, diğer eşten nafaka isteyebilir. Uygulamada erkek lehine hükmedilen yoksulluk nafakası kararları sayıca az olsa da hukuken mümkündür.

Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan vazgeçen eş sonradan nafaka isteyebilir mi? Kural olarak hayır. Boşanma kararına esas alınan protokolde yoksulluk nafakası talebinden feragat eden eş, boşanma kesinleştikten sonra bu talebi yeniden ileri süremez; Yargıtay feragati bağlayıcı kabul etmektedir. Protokolde nafaka konusunda hiçbir düzenleme yapılmamışsa, m.178'deki bir yıllık süre içinde ayrı dava açılması mümkündür.

İzmir'de yoksulluk nafakası davası nerede açılır? Boşanma davasıyla birlikte istenen nafaka o davaya bakan aile mahkemesinde, boşanmadan sonra açılan nafaka davası ise TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesinde görülür: İzmir merkez ilçeler için Bayraklı'daki İzmir Adliyesi, Karşıyaka yargı çevresindeki ilçeler için Karşıyaka Adliyesi yetkilidir. Yoksulluk nafakası ve boşanmanın diğer mali sonuçlarına ilişkin daha kapsamlı bilgi için İzmir nafaka avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz; Konak'taki büromuz İzmir genelinde aile hukuku süreçlerinde destek sağlamaktadır.

⚖️

Av. Mehmet Yücesoy

İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık

Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için profesyonel destek almak adına bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hemen İletişime Geçin