İş Hukuku📅 09.10.2026

İş Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi

İş sözleşmesinin haklı nedenle feshi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 ve 25. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddeler, işçiye ve işverene, belirli ağırlıktaki durumların varlığı halinde iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeksizin derhal sona erdirme imkanı tanır.

Aşağıda haklı fesih kurumu, işçi ve işverenin haklı fesih sebepleri, fesih hakkının kullanılma süresi ile kıdem ve ihbar tazminatına etkisi genel hatlarıyla ele alınmıştır. Her iş ilişkisinin kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut duruma göre değerlendirme yapılması önerilir.

Haklı Fesih Nedir, Süreli Fesihten Farkı Nedir?

Haklı nedenle fesih, kanunda sayılan ağırlıktaki bir durumun varlığı halinde, taraflardan birinin iş sözleşmesini herhangi bir ihbar süresi tanımaksızın derhal feshedebilmesidir. Bu yönüyle, önceden bildirim yapılmasını gerektiren süreli fesihten (İş Kanunu m.17) ayrılır.

Haklı fesih sebebinin gerçekten var olup olmadığı, fesih sonrası açılacak işe iade, kıdem veya ihbar tazminatı davalarında mahkemece incelenir; feshi yapan tarafın gösterdiği sebebin kanunda öngörülen ağırlıkta olması aranır.

İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı Hangi Hallerde Doğar?

İş Kanunu m.24 uyarınca işçi, üç ana başlık altında toplanan hallerde iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Sağlık sebepleri bakımından, yapılan işin işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli hale gelmesi ya da işçinin sürekli temas halinde olduğu işveren veya başka bir işçinin bulaşıcı bir hastalığa yakalanması bu kapsamdadır.

Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller arasında; işverenin sözleşme kurulurken gerçeğe aykırı bilgi vererek işçiyi yanıltması, işçiye veya ailesine yönelik onur kırıcı söz ve davranışlar, cinsel taciz, sataşma veya tehdit, ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun ödenmemesi sayılabilir. Ayrıca işyerinde bir haftadan fazla süreyle çalışmayı engelleyen zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkması da işçiye haklı fesih hakkı tanır.

İşverenin Haklı Nedenle Fesih Hakkı Hangi Hallerde Doğar?

İş Kanunu m.25 uyarınca işverenin haklı fesih hakkı da benzer üç başlık altında düzenlenmiştir. Sağlık sebepleri kapsamında; işçinin kendi kusuruyla oluşan bir hastalık nedeniyle art arda üç iş günü ya da bir ayda beş iş gününden fazla devamsızlık yapması veya tedavisi imkansız bir hastalığa yakalandığının sağlık kurulunca tespit edilmesi sayılabilir.

Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık başlığı altında; işçinin işvereni yanıltması, işverene veya ailesine yönelik onur kırıcı davranışlar, hırsızlık veya güveni kötüye kullanma gibi doğruluğa aykırı fiiller, izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık (art arda iki iş günü, bir ayda iki kez tatil sonrası iş günü ya da bir ayda üç iş günü), yedi günden fazla hapis cezası gerektiren ve ertelenmeyen bir suç işlenmesi gibi haller sayılabilir. Zorlayıcı sebepler ve işçinin gözaltına alınması veya tutuklanmasının bildirim süresini aşması da işverene haklı fesih hakkı tanıyan diğer durumlardandır.

Haklı Fesih Hakkının Kullanılma Süresi Nedir?

İş Kanunu m.26 uyarınca haklı fesih hakkı, diğer tarafın fesih sebebi oluşturan davranışını öğrenilmesinden itibaren altı iş günü içinde ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; aksi halde bu hak düşer. İşçinin fiilden maddi bir çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık süre sınırı uygulanmaz.

Bu sürelerin doğru hesaplanması, feshin geçerliliği bakımından belirleyici olabilir; sürenin kaçırılması halinde haklı fesih imkanı ortadan kalkabilir.

Haklı Fesihte Kıdem ve İhbar Tazminatı Ne Olur?

Haklı fesih halinde, feshi yapan taraf ihbar süresi tanımadan sözleşmeyi sona erdirdiğinden, kural olarak ihbar tazminatı talep edilemez. Kıdem tazminatı bakımından ise durum, fesih sebebine göre değişir: işçinin sağlık sebepleri veya zorlayıcı sebeplerle ya da işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle feshi halinde işçi kural olarak kıdem tazminatına hak kazanır. İşverenin sağlık sebepleri veya zorlayıcı sebeplerle (m.25/I ve III) yaptığı fesihte de kıdem tazminatı ödenir. Buna karşılık işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı bir davranışı nedeniyle (m.25/II) işveren tarafından yapılan fesihte işçi kıdem tazminatı alamaz.

Somut olayda hangi tazminatın doğduğu, feshin hangi sebebe dayandığına ve bu sebebin ispatına göre değişir. Haklı fesih sürecinin doğru yürütülmesi ve olası tazminat taleplerinin değerlendirilmesi konusunda bir İzmir iş hukuku avukatı ile çalışmak faydalı olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Ücreti geç veya eksik ödenen işçi haklı fesih yapabilir mi? Ücretin kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesaplanmaması ya da ödenmemesi, İş Kanunu m.24/II-e uyarınca işçiye haklı fesih hakkı verir. Yargıtay, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesini ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmamasını da bu kapsamda değerlendirmektedir. Ayrıca m.34 uyarınca ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir sebep dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

Haklı fesih nasıl yapılmalıdır? Kanun fesih beyanı için şekil şartı öngörmez; ancak feshin yazılı olarak, sebebi açıkça belirtilerek ve tercihen noter aracılığıyla bildirilmesi hem altı iş günlük sürenin hem de fesih sebebinin ispatını kolaylaştırır. Fesihten sonra kıdem, ihbar veya diğer işçilik alacakları için dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekir.

İzmir'de haklı fesihten doğan davalar nerede görülür? Arabuluculuk başvurusu İzmir Arabuluculuk Bürosu'na yapılır; anlaşma sağlanamazsa dava, Bayraklı'daki İzmir Adliyesi'nde bulunan iş mahkemelerinde görülür. Konak'taki büromuz İzmir genelinde iş hukuku süreçlerinde destek sağlamaktadır.

⚖️

Av. Mehmet Yücesoy

İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık

Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için profesyonel destek almak adına bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hemen İletişime Geçin