İzmir Şirketler Avukatı ve Kurumsal Hukuk Danışmanlığı
İzmir şirketler avukatı; şirket kuruluşu ve tür değişikliği, pay devri, ticari sözleşmelerin hazırlanması ve müzakeresi, marka ve patent uyuşmazlıkları, ticari alacak takibi ile koruyucu (önleyici) avukatlık ve KOBİ'lere yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunar. Yücesoy Avukatlık & Hukuk Bürosu (Av. Mehmet Yücesoy, İzmir Barosu), İzmir Konak'taki İkbal-1 İş Merkezi ofisinden İzmir geneline hizmet verir; İzmir Adliyesi'ne (Bayraklı) yakın konumdadır. Randevu ve bilgi için +90 553 935 71 24 (telefon/WhatsApp) üzerinden ulaşabilirsiniz.
Şirketler Hukuku ve Koruyucu Hukuk Sistemleri
Herhangi bir uyuşmazlık doğmadan önleyici / koruyucu avukatlık sistemini kurumsal müvekkillerimizin iş süreçlerine entegre etmek büromuzun öncelikli hedeflerinden biridir. Kurumsal hukuk danışmanlığı hizmetimiz kapsamında şirketlere genel kurul işlemlerinden birleşme ve devralmalara kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz.
Yerli ve yabancı müvekkillerimize ait sermaye şirketlerinin kuruluşundan başlanılarak, genel işleyişlerinde güvenle hareket edebilmelerini sağlıyor ve olası yasal riskleri minimize ediyoruz.
Ticari hayatta karşılaşılan uyuşmazlıkların büyük bölümü, sözleşme kurulurken atlanan bir hükümden, tescil edilmeyen bir haktan ya da usulüne uygun tutulmayan bir şirket kaydından doğar. Bu sayfada bir şirketin yaşam döngüsünü kuruluştan uyuşmazlığa kadar izleyerek her aşamada hangi hukuki işlemlerin gerektiğini açıklıyoruz. Diğer çalışma alanlarımızın tamamına İzmir hukuk ofisi çalışma alanlarımız sayfasından ulaşabilirsiniz.
Şirket Kuruluşu, Tür Değişikliği ve Pay Devri
Şirket kuruluşunda ilk karar, faaliyetin niteliğine ve ortak sayısına uygun türün seçilmesidir. Türk Ticaret Kanunu limited şirket, anonim şirket, kollektif ve komandit şirket gibi türleri düzenler; uygulamada sermaye şirketi olarak limited ve anonim şirket öne çıkar. Limited şirket daha az sayıda organla yönetilebildiği için küçük ve orta ölçekli işletmelerde tercih edilirken; pay senedi çıkarabilme, hisse devrinin daha esnek olması ve yatırımcı alma kolaylığı nedeniyle büyüme hedefleyen yapılar anonim şirkete yönelir. Kuruluş dosyası MERSİS üzerinden hazırlanır, ana sözleşme ticaret sicil müdürlüğünde tescil edilir ve şirket tüzel kişiliğini tescil ile kazanır. İzmir'de kuruluş işlemleri İzmir Ticaret Odası ve ilgili ticaret sicil müdürlüğü nezdinde yürütülür. Süreci ayrıntılı anlattığımız şirket kuruluşu ve ticari sözleşme rehberimize göz atabilirsiniz.
Faaliyet büyüdükçe mevcut yapı yetersiz kalabilir. Bu durumda tasfiye edilmeden tür değiştirme yoluna gidilir; limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi uygulamada en sık görülen örnektir. Tür değiştirmede denetime elverişli bir bilanço hazırlanması, tür değiştirme planı ve raporunun düzenlenmesi, genel kurul kararının alınması ve tescil işlemlerinin tamamlanması gerekir. İşlem doğru kurgulandığında şirketin malvarlığı, sözleşmeleri ve vergi kimliği kesintiye uğramadan yeni türe taşınır; eksik hazırlanan bir dosya ise tescil talebinin reddine veya ortaklar arasında sonradan uyuşmazlığa yol açar.
Pay devri, ortaklık yapısını doğrudan değiştirdiği için titiz bir hazırlık ister. Limited şirkette esas sermaye payının devri yazılı sözleşme ve noter onayı ile yapılır; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse genel kurul onayı aranır, devir pay defterine işlenir ve ticaret siciline tescil edilir. Anonim şirkette ise nama yazılı pay senetleri ciro ve zilyetliğin devri ile, hamiline yazılı pay senetleri zilyetliğin devri ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'na bildirim ile devredilir. Devirden önce yapılan hukuki inceleme; şirketin devam eden davaları, vergi ve prim borçları, teminat ve kefaletleri ile sözleşmelerdeki kontrol değişikliği hükümlerini ortaya çıkarır.
Birleşme, Devralma ve Şirket Yapılandırmaları
Şirket birleşmeleri, devralmalar, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinde hukuki due diligence (hukuki inceleme) süreçlerini yönetiyor, pay devir sözleşmeleri ve hissedarlar anlaşmaları hazırlıyoruz. Ayrıca şirket içi yönetim yapılarının güçlendirilmesi, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının hukuka uygunluğunun denetlenmesi konularında da danışmanlık hizmeti sunuyoruz.
Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması ve İncelenmesi
Ticari hayatta gerçekleştirilen işlemlerin güvence altına alınabilmesi için detaylıca hazırlanmış ticari sözleşmelere ihtiyaç vardır. Bayilik, franchise, mal alım-satım, acentelik sözleşmeleri olmak üzere her türlü antlaşmanın müzakere edilmesinde ayrıntılı hukuki inceleme sağlanır.
Bir sözleşmenin değeri, her şey yolunda giderken değil; taraflardan biri edimini yerine getirmediğinde ölçülür. Bu nedenle metnin ödeme vadesi ve temerrüt faizi, teslim ve ifa takvimi, ayıp ihbar süresi, cezai şart, sözleşmeden dönme ve fesih halleri, mücbir sebep, gizlilik, rekabet yasağı ile uyuşmazlık halinde yetkili mahkeme veya tahkim gibi başlıkları açıkça düzenlemesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri ile Türk Ticaret Kanunu'nun tacirler arası ilişkilere getirdiği özel kurallar birlikte uygulanır; örneğin tacirler arasında ihtar ve ihbarların belirli şekillerde yapılması, ayıp ihbarının süresinde iletilmesi gibi yükümlülükler doğrudan hak kaybına yol açabilir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki ilişkinin ayrıntıları için eser sözleşmesine ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.
Aşağıdaki tablo, kurumsal müvekkillerimiz için en sık hazırladığımız sözleşme türlerini ve her birinde özellikle üzerinde durulması gereken başlıkları özetler.
| Sözleşme Türü | Dikkat Edilmesi Gereken Başlıklar |
|---|---|
| Mal alım-satım ve tedarik sözleşmesi | Teslim yeri ve zamanı, ayıp ihbar süresi, ödeme vadesi, mülkiyetin geçişi |
| Bayilik ve distribütörlük sözleşmesi | Bölge ve münhasırlık, asgari alım taahhüdü, sözleşme sonu tazminat talepleri |
| Franchise sözleşmesi | Marka kullanım izni, standartlar ve denetim, rekabet yasağı, süre ve fesih |
| Acentelik sözleşmesi | Yetki sınırları, komisyon hesabı, portföy tazminatı koşulları |
| Eser (yüklenici) sözleşmesi | İş tanımı, teslim programı, gecikme cezası, kabul ve ayıp sorumluluğu |
| Gizlilik sözleşmesi (NDA) | Gizli bilgi tanımı, süre, iade ve imha, cezai şart |
| Hissedarlar (ortaklar) sözleşmesi | Yönetimde temsil, pay devri kısıtları, çıkış ve uyuşmazlık çözümü |
Marka, Patent ve Telif Uyuşmazlıkları
Bir işletmenin ticari itibarı çoğu zaman en değerli varlığıdır ve bu itibarın hukuken tutunduğu yer markadır. Sınai Mülkiyet Kanunu; markayı, patenti, faydalı modeli, tasarımı ve coğrafi işareti tek bir çatı altında düzenler. Marka başvurusundan önce yapılan benzerlik araştırması, tescilli bir markayla çakışma riskini başvuru aşamasında görmeyi sağlar. Başvuru Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılır; yayımlanan başvurulara karşı kanunda öngörülen süre içinde itiraz edilebilir, itirazın reddi hâlinde ise Kurum kararlarına karşı dava yolu açıktır. Tescil belirli bir koruma süresi tanır ve süre sonunda yenilenmesi gerekir; yenilenmeyen bir marka koruma dışında kalır.
Marka hakkına tecavüz hâlinde hem hukuk hem de ceza yolu işletilebilir. Hukuk yolunda tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi, taklit ürünlere el konulması, maddi ve manevi tazminat ile kararın ilanı talep edilebilir; ihtiyati tedbir yoluyla ürünlerin piyasadan çekilmesi sağlanabilir. Yazılım, tasarım, fotoğraf, metin ve benzeri ürünlerde ise koruma Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu üzerinden kurulur; şirketlerin ajans, yazılım ve içerik sözleşmelerinde mali hakların devrinin açıkça düzenlenmesi, sonradan doğacak hak sahipliği tartışmalarını önler. Konunun temel çerçevesini telif hakkı yazımızda ele aldık.
Ticari Alacak Takibi ve İhtiyati Haciz
Vadesi geçmiş alacaklar, işletme sermayesini bağladığı için ticari faaliyetin en hassas noktasıdır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; bu nedenle sürecin doğru sırayla kurgulanması gerekir. Arabuluculuk aşamasının işleyişini İzmir arabulucu avukat sayfamızda açıkladık. Buna karşılık icra takibi için böyle bir ön koşul aranmadığından, elinde çek, bono veya cari hesap ekstresi bulunan alacaklı doğrudan takip başlatabilir.
Borçlunun malvarlığını elden çıkarma ihtimali varsa, dava veya takipten önce ya da bunlarla birlikte ihtiyati haciz talep edilebilir. İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen bu geçici hukuki koruma, mahkemenin genellikle teminat karşılığında verdiği kararla borçlunun taşınmazlarına, banka hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına uygulanır. Kararın kanunda öngörülen süre içinde infaz ettirilmesi ve ardından esas takibin başlatılması gerekir; süre kaçırıldığında ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar. Takip ve haciz aşamalarının ayrıntısı için icra takibi ve alacak tahsili sayfamıza, uygulamadaki adımlar için ise ticari alacak tahsili yazımıza bakabilirsiniz.
Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Ortaklar Arası Uyuşmazlıklar
Sermaye şirketlerinde iradenin oluştuğu yer genel kuruldur. Anonim şirketlerde olağan genel kurul, her faaliyet dönemi sonundan itibaren kanunda öngörülen süre içinde toplanır; gündem, çağrı usulü, toplantı ve karar yeter sayıları ile tutanağın düzenlenmesi kanunda ayrıntılı biçimde belirlenmiştir. Çağrının usulüne uygun yapılmaması, gündeme bağlılık ilkesinin ihlali veya yeter sayıların sağlanmaması, alınan kararın iptal edilmesine yol açabilir. Bu nedenle toplantı öncesinde gündemin hazırlanması, çağrı ilanlarının yapılması ve toplantı belgelerinin doğru düzenlenmesi konusunda şirketlere destek veriyoruz.
Genel kurul kararının kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunu düşünen pay sahipleri, kanunda öngörülen hak düşürücü süre içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranışları ise sorumluluk davasına konu olabilir. Ortaklar arasındaki tıkanmalarda; azınlık haklarının kullanılması, özel denetçi atanması talebi, haklı sebeple fesih ve limited şirkette ortaklıktan çıkma ile çıkarılma gibi yollar gündeme gelir. Uygulamada bu uyuşmazlıkların çoğu, kuruluş aşamasında imzalanan iyi hazırlanmış bir ortaklar sözleşmesiyle baştan önlenebilir; ortaklar sözleşmesinde pay devri kısıtları, yönetimde temsil, kâr dağıtımı ve çıkış mekanizmalarının baştan belirlenmesi önerilir.
İşveren Tarafında İş Hukuku Uyumu
Şirketlerin en büyük operasyonel alanlarından biri olan insan kaynakları yönetimi, aynı zamanda iş ve sosyal güvenlik hukuku risklerini barındırır.
İş Kanunu, işverene fesih konusunda biçimsel yükümlülükler getirir ve bu yükümlülüklerin atlanması, geçerli bir nedene dayanan feshin dahi geçersiz sayılmasına yol açabilir. Performans veya davranış kaynaklı fesihlerde işçiden yazılı savunma alınması, fesih bildiriminin yazılı yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin biçimde belirtilmesi gerekir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerinde ise kanunda öngörülen hak düşürücü süre içinde hareket edilmesi zorunludur. Bu nedenle fesih dosyasının; uyarı yazıları, tutanaklar, savunma talebi ve savunma metni, devamsızlık kayıtları ve performans değerlendirme belgeleriyle birlikte fesihten önce hazırlanmasını öneriyoruz.
Uyum çalışmasının ikinci ayağı belge altyapısıdır: yazılı iş sözleşmeleri, görev tanımları, iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları, fazla çalışma onayları, ücret bordroları ve yıllık izin defteri. Bu belgelerin düzenli tutulması, işçilik alacağı davalarında ispat yükünün büyük ölçüde işverende olduğu düşünüldüğünde belirleyici olur. İşçilik alacağı ve işe iade taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; arabuluculuk aşamasında hesaplamanın doğru yapılması, hem gereksiz ödemeyi hem de sonradan açılacak davayı önler.
Kişisel Verilerin Korunmasında Şirket Yükümlülükleri
Çalışan özlük dosyası tutan, müşteri bilgisi kaydeden veya web sitesi üzerinden form toplayan her şirket, kişisel verilerin korunması mevzuatı bakımından veri sorumlusudur. Uyum çalışması bir veri envanteriyle başlar: hangi veri, hangi amaçla, hangi hukuki sebebe dayanılarak işleniyor, nerede saklanıyor ve kimlerle paylaşılıyor. Envanterin ardından aydınlatma metinleri, açık rıza gereken hâller için ayrı rıza metinleri, saklama ve imha politikası, veri işleyenlerle imzalanacak sözleşmeler ile ilgili kişi başvurularını yanıtlayacak iç prosedür hazırlanır.
Uygulamada en sık karşılaşılan riskler; işe alım sürecinde toplanan özlük belgelerinin gereğinden geniş tutulması, personel takip ve kamera sistemlerinin aydınlatma yapılmadan kullanılması, müşteri listelerinin sözleşmesiz biçimde üçüncü kişilere aktarılması ve yurt dışındaki bulut hizmetlerinin kanunun aradığı koşullar sağlanmadan kullanılmasıdır. Veri ihlali yaşandığında en kısa sürede Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na ve etkilenen kişilere bildirim yapılması gerekir; bildirimin gecikmesi idari yaptırım riskini artırır. Kanunda öngörülen hâllerde Veri Sorumluları Sicili'ne kayıt yükümlülüğü de bulunur.
Haksız Rekabet
Haksız rekabet hükümleri, rakipler arasındaki ve rakiplerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışları hukuka aykırı sayar. Türk Ticaret Kanunu bu davranışlara örnek olarak; rakibin ürün ve faaliyetlerini kötüleme, yanıltıcı veya gerçek dışı beyanlarla üstünlük iddia etme, başkasının iş ürününden haksız yararlanma, iş sırlarını hukuka aykırı yolla elde edip kullanma ve çalışanları sözleşmeye aykırı davranmaya yöneltme gibi halleri sayar.
Şirketler bakımından en sık gündeme gelen senaryolar; ayrılan bir çalışanın müşteri listesini ve fiyat bilgisini yanına alarak aynı sektörde faaliyete başlaması, tedarikçinin ürün görsellerinin ve teknik dokümanlarının izinsiz kullanılması ve rakip hakkında sosyal medyada gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulmasıdır. Zarar gören şirket; fiilin haksızlığının tespitini, durdurulmasını, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, koşulları varsa maddi tazminatı ve kararın ilanını talep edebilir. Bu davalarda delil çok hızlı kaybolduğu için ekran görüntülerinin, yazışmaların ve satış kayıtlarının erkenden güvence altına alınması, gerektiğinde delil tespiti ve ihtiyati tedbir yoluna başvurulması gerekir. Taleplerin kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri içinde ileri sürülmesi de belirleyicidir.
Koruyucu ve Önleyici Hukuk Yaklaşımı
Büromuzun en önemli yaklaşımlarından biri, uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce hukuki risklerin tespit edilmesi ve önlenmesidir. Şirketlerin günlük işleyişinden stratejik kararlarına kadar her aşamada hukuki altyapının doğru kurulması, ileride yaşanabilecek maddi ve manevi kayıpların önüne geçer. Bu kapsamda sözleşme yönetimi, uyum programları, hukuki risk denetimi ve çalışan eğitimleri gibi koruyucu hukuk hizmetleri sunuyoruz.
Sürekli danışmanlık ilişkisinde çalışma düzenimiz genellikle şu şekilde işler: yılın başında sözleşme setinin ve şirket kayıtlarının gözden geçirilmesi, İK ve satış birimleriyle risk noktalarının belirlenmesi, yıl boyunca yeni sözleşmelerin imza öncesi incelenmesi, genel kurul takviminin izlenmesi ve doğan uyuşmazlıklarda dava öncesi seçeneklerin değerlendirilmesi. Şirketinizin ölçeğine ve sektörüne göre kapsamı birlikte belirliyoruz.
Şirketinize Özel Danışmanlık
İşletmenizin kurumsal hukuk ve sözleşme süreçlerini düzenli bir yapıya kavuşturmak için bizimle iletişime geçin.
İlgili Mevzuat
- Türk Ticaret Kanunu (6102)
- Türk Borçlar Kanunu (6098)
- Sınai Mülkiyet Kanunu (6769)
- Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698)
- İş Kanunu (4857)
- İcra ve İflas Kanunu (2004)
Kaynak: Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr). İçerik bilgilendirme amaçlıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
İzmir'deki şirketler için sürekli hukuki danışmanlık hizmeti neleri kapsar?
Kurumsal hukuki danışmanlık; şirketlerin sözleşme metinlerinin hazırlanması ve incelenmesi, iş hukuku uyum süreçleri, genel kurul işlemlerinin yönetimi ve olası ticari uyuşmazlıklarda İzmir mahkemeleri nezdinde yasal temsil süreçlerinin tamamını kapsamaktadır.
Şirketler hukukunda zorunlu arabuluculuk hangi uyuşmazlıkları kapsar?
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce ticari arabuluculuk bürosuna başvurulması zorunlu bir dava şartıdır.
Avukat Mehmet Yücesoy Bornova Sanayi veya Bayraklı plazalar bölgesindeki şirketlere yerinde hizmet veriyor mu?
Merkez ofisimiz Konak'ta (İsmet Kaptan, H. Hüsnü İkbal İş Merkezi) bulunmakla birlikte; Bornova, Bayraklı ve Karşıyaka başta olmak üzere İzmir genelindeki şirketlerin yönetim merkezlerinde yerinde hukuki risk analizi ve kurumsal danışmanlık hizmeti sağlamaktayız.
Şirket kuruluşu için hangi belgeler gerekir?
Limited veya anonim şirket kuruluşunda genellikle kurucuların kimlik belgeleri, şirket ana sözleşmesi, potansiyel vergi numarası, şirket merkezine ilişkin adres bilgisi ve MERSİS üzerinden yapılan başvuru gerekir. Gerekli belgeler şirket türüne ve faaliyet konusuna göre değişebildiğinden, süreç öncesinde hukuki danışmanlık alınması yerinde olur.
Ticari sözleşmede nelere dikkat edilmeli?
Ticari sözleşmelerde tarafların hak ve yükümlülüklerinin açıkça tanımlanması; ödeme koşulları, teslim ve ifa süreleri, gizlilik, cezai şart, uyuşmazlık çözüm yöntemi ile yetkili mahkeme/tahkim gibi hükümlerin dikkatle düzenlenmesi önemlidir. Her sözleşme somut işin özelliklerine göre değerlendirilmeli ve imza öncesinde hukuki inceleme yapılmalıdır.
Koruyucu (önleyici) avukatlık nedir?
Koruyucu (önleyici) avukatlık, bir uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce hukuki risklerin tespit edilip yönetilmesini amaçlayan bir yaklaşımdır. Sözleşmelerin düzenli gözden geçirilmesi, uyum programları, hukuki risk denetimi ve süreçlerin doğru kurgulanması yoluyla ileride doğabilecek uyuşmazlık ve kayıpların azaltılması hedeflenir.
Limited şirkette pay devri nasıl yapılır?
Limited şirkette esas sermaye payının devri, kural olarak yazılı bir devir sözleşmesinin düzenlenmesi ve imzaların noterde onaylanması ile başlar. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devrin genel kurul tarafından onaylanması, ardından pay defterine kaydedilmesi ve ticaret siciline tescil ile ilan edilmesi gerekir. Devir öncesinde şirketin borç, teminat ve vergi durumunun incelenmesi; devralanın öngörmediği yükümlülüklerle karşılaşmasını önlemeye yöneliktir. Anonim şirketlerde ise pay senedinin türüne göre farklı bir usul izlenir.
Tescil edilmemiş bir marka veya ticari isim korunur mu?
Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki güçlü koruma, marka tesciline dayanır; tescilli marka sahibine tecavüzün durdurulması, ürünlere el konulması ve tazminat talep etme imkânı tanır. Tescilsiz kullanımda ise korumanın kapsamı daralır ve talepler genellikle Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri üzerinden ileri sürülür; bu yolda önceki ve yoğun kullanımın delillerle ortaya konması gerekir. Bu nedenle ticari faaliyete başlamadan önce marka araştırması yapılması ve başvurunun erken tarihte yapılması önerilir.
Ödenmeyen faturalar için şirket hangi yolu izlemelidir?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacaklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; buna karşılık icra takibi için böyle bir ön şart aranmaz. Uygulamada önce yazılı ihtar gönderilir, ardından alacağın belgesine göre ilamsız takip veya çek ve senede dayalı takip yolu seçilir. Borçlunun mal kaçırma ihtimali varsa ihtiyati haciz talep edilerek alacak teminat altına alınabilir. Hangi yolun daha hızlı sonuç verdiği; elinizdeki belgeye, borçlunun mali durumuna ve alacağın vadesine göre değişir.
Şirketler kişisel verilerin korunması mevzuatı kapsamında hangi yükümlülükleri taşır?
Çalışan, müşteri ve tedarikçi verisi işleyen her şirket veri sorumlusu sıfatını taşır. Başlıca yükümlülükler; ilgili kişilerin aydınlatılması, hukuka uygun bir işleme şartına dayanılması, veri envanteri ve saklama-imha politikasının oluşturulması, teknik ve idari güvenlik tedbirlerinin alınması, yurt dışına aktarımda kanunun aradığı koşullara uyulması ve kanunda öngörülen hâllerde Veri Sorumluları Sicili'ne kayıttır. Veri ihlali yaşandığında en kısa sürede Kurula ve ilgili kişilere bildirim yapılması gerekir. Yükümlülüklerin kapsamı şirketin büyüklüğüne ve işlediği veri türüne göre değişir.
Haksız rekabete uğrayan şirket hangi taleplerde bulunabilir?
Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri; rakibin ürünlerini kötüleme, iş sırlarını hukuka aykırı biçimde ele geçirme ve kullanma, yanıltıcı reklam ve müşteri çevresine haksız müdahale gibi davranışları kapsar. Zarar gören şirket fiilin haksızlığının tespitini, durdurulmasını, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve koşulları varsa maddi tazminat ile kararın ilanını talep edebilir. Talepler kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri içinde ileri sürülmelidir; bu nedenle ihlalin öğrenildiği tarihin belgelenmesi önem taşır.
