İzmir Arabulucu Avukatı

Kısa Cevap

Arabuluculuk, tarafların bağımsız ve tarafsız bir arabulucu eşliğinde uyuşmazlıklarını mahkemeye göre daha hızlı ve gizli biçimde çözdükleri bir yöntemdir. İş (7036 sayılı Kanun), ticari (Türk Ticaret Kanunu) ve kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuk çoğu halde zorunludur (dava şartı); diğer konularda taraflar ihtiyari (gönüllü) olarak başvurabilir. 6325 sayılı Kanun uyarınca arabulucu taraf tutmaz ve karar vermez; çözümü taraflar birlikte üretir. Av. Mehmet Yücesoy İzmir Barosu'na kayıtlı, sicile kayıtlı arabulucudur; ofis İzmir Konak, İkbal-1 İş Merkezi'nde olup İzmir geneline hizmet verir. Bilgi ve randevu: +90 553 935 71 24.

Uyuşmazlıkların Alternatif Çözüm Yolu

Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini bağımsız ve tarafsız bir arabulucunun yönettiği toplantılarda ürettikleri, mahkemeye kıyasla daha hızlı, daha ekonomik ve gizliliğin esas olduğu bir çözüm yoludur. İzmir arabulucu avukatı olarak ticari, iş, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında hem arabuluculuk toplantılarında taraf vekilliği yapıyor hem de sürecin hukuki sonuçları konusunda müvekkillerimize destek sunuyoruz.

Hizmet Verdiğimiz Arabuluculuk Alanları

  • İşçi - İşveren Uyuşmazlıkları (Kıdem, İhbar, Maaş alacakları)
  • Ticari Uyuşmazlıklar ve Şirketler arası Alacak Davaları
  • Tüketici Hukukundan Kaynaklanan İhtilaflar
  • Kira Uyuşmazlıkları ve Tahliye
  • İhtiyari (Gönüllü) Arabuluculuk Süreçleri

Neden Arabuluculuk?

Uyuşmazlıkların aylar hatta yıllar süren mahkeme döngüsüne girmesini engelleyerek taraflar arasındaki ticari veya kişisel ilişkinin korunmasını sağlar. Taraf iradesine dayalı olduğu için sonuçlar daha kalıcı ve uygulanabilirdir. Aynı zamanda mahkeme masraflarına göre oldukça hesaplıdır.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Arabuluculuk süreci, tarafların başvurusu veya mahkeme yönlendirmesiyle başlar. İlk toplantıda arabulucu, tarafları süreç hakkında bilgilendirir ve uyuşmazlığın kapsamını belirler. Tarafların talepleri ve çözüm önerileri dinlendikten sonra arabulucu, ortak bir zemin bulmak için aktif bir rol üstlenir. Anlaşmaya varılması halinde, düzenlenen anlaşma belgesi ilam niteliğinde kabul edilir ve icra edilebilir hale gelir. Süreç boyunca tarafların gizliliği korunur ve hiçbir taraf aleyhine kullanılabilecek ifadeler kayıt altına alınmaz.

Arabuluculuk sürecinde dava açma hakkınız saklı kalır. Anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde mahkeme yoluna başvurmanızda herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Bu yönüyle arabuluculuk, risk almadan denenebilecek etkin bir çözüm yoludur.

Dava Şartı Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Zorunludur

Dava şartı arabuluculuk, belirli uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gidilmesini zorunlu kılan bir usul kuralıdır. Zorunluluk kişiye değil, uyuşmazlığın konusuna bağlıdır: iş, ticari, tüketici ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü bu kapsamdadır. Kapsama giren bir talep için arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa mahkeme, davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder. Arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenmemişse mahkeme kanunda öngörülen kesin süreyi verir; bu süre içinde de sunulmazsa dava yine usulden reddedilir. Bu nedenle başvurunun doğru büroya, doğru taraflara ve doğru taleplerle yapılması, davanın kaderini baştan belirler.

İzmir’de dava şartı arabuluculuk başvuruları, yetkili mahkemenin bulunduğu yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro, sicile kayıtlı arabulucular listesinden bir arabulucu görevlendirir; taraflar üzerinde anlaşırsa listedeki bir arabulucuyu birlikte de belirleyebilir. Görevlendirilen arabulucu tarafların iletişim bilgilerine ulaşarak ilk toplantı davetini yapar. Başvuruda karşı tarafın güncel adresi, telefonu ve şirketler bakımından ticaret sicil bilgilerinin doğru verilmesi, sürecin tebligat aşamasında tıkanmasını önler.

Her uyuşmazlık dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bunlara ilişkin rücu talepleri kapsam dışındadır. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin talepler de kapsam dışında bırakılmıştır. Tüketici hakem heyetinin görev alanında kalan uyuşmazlıklarda önce hakem heyeti yolu işler. Ayrıca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular ile aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Bir talebin kapsama girip girmediği çoğu zaman dilekçedeki nitelendirmeye bağlı olduğundan, başvuru öncesinde talep kalemlerinin ayrıştırılması gerekir.

Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamı (Uyuşmazlık Türüne Göre)

Aşağıdaki uyuşmazlık türlerinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sürecin ne kadar süreceği uyuşmazlığın türüne göre kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir; güncel süreler için mevzuat.gov.tr esas alınmalıdır. Fiilî tamamlanma tarafların katılımına ve uyuşmazlığın kapsamına bağlıdır.

Uyuşmazlık TürüDava Açmadan Önce ArabuluculukDayanak
İş uyuşmazlıkları (işçi-işveren alacak/tazminat, işe iade)Zorunlu (dava şartı)İş Mahkemeleri Kanunu (7036)
Ticari uyuşmazlıklar (konusu para alacağı/tazminat)Zorunlu (dava şartı)Türk Ticaret Kanunu (6102)
Kira, taşınır/taşınmaz paylaşımı ve ortaklığın giderilmesiZorunlu (dava şartı)7445 sayılı Kanun
Tüketici uyuşmazlıklarıZorunlu (dava şartı)Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502)

İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: Başvuru, Toplantı ve Son Tutanak

İşçi ile işveren arasındaki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, eksik ödenen ücret ve benzeri alacak talepleri ile işe iade istemi, dava açılmadan önce arabuluculuğa tabidir. Uygulamada dosyaların büyük bölümü fesih sonrasında hesaplanan alacak kalemleri etrafında şekillenir. Bu kalemlerin dayanağı ile hesaplama yöntemi doğru kurulmazsa, toplantıda konuşulan rakam ile hukuken talep edilebilecek tutar birbirinden uzaklaşır.

Kıdem tazminatı, hizmet süresinin her tam yılı için giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır; yıldan artan süreler oranlanır. Giydirilmiş ücrete yol, yemek, ikramiye gibi süreklilik taşıyan ödemeler eklenir. Kıdem tazminatına uygulanan tavan tutar ile fazla çalışma hesabında esas alınan saat ücreti dönemsel olarak güncellendiğinden, bu tür rakamlar başvuru anındaki güncel değerlerden teyit edilmelidir. Alacak kalemlerinin nasıl hesaplandığını kıdem ve ihbar tazminatında arabuluculuk yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

İşe iade istemi bakımından süre daha da kritiktir. İş sözleşmesi feshedilen işçi, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa hak düşürücü süre içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlanırsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren yine kanunda öngörülen süre içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Bu sürelerin somut dosyada güncel mevzuattan teyit edilmesi gerekir. Bu sürelerin kaçırılması, esasa ilişkin haklı olsanız dahi talebin dinlenmemesi sonucunu doğurur. Sürecin işleyişini işe iade davasında arabuluculuk yazımızda adım adım anlattık.

Toplantıya hazırlık, sonucu belirleyen aşamadır. İşçi tarafında iş sözleşmesi, fesih bildirimi, ücret bordroları, banka hesap hareketleri, puantaj ve varsa yazışmalar; işveren tarafında ise özlük dosyası, devam kayıtları, izin defteri ve fesih gerekçesini destekleyen belgeler toplanır. Arabulucu, tarafları ayrı ayrı da dinleyebilir; bu özel oturumlarda paylaşılan bilgiler, taraf izin vermedikçe diğer tarafa aktarılmaz. Anlaşma sağlanırsa ödeme takvimi, taksit sayısı, gecikme hâlinde uygulanacak sonuçlar ve hangi alacak kalemlerinin kapsandığı açıkça yazılmalıdır; kapsamı belirsiz bırakılan bir feragat kaydı, sonradan yeni bir uyuşmazlığın kaynağı olur.

Süreç, arabulucunun düzenlediği son tutanakla kapanır. Son tutanakta tarafların anlaşıp anlaşmadığı, anlaşma sağlandıysa üzerinde uzlaşılan hususlar, sağlanamadıysa hangi tarafın toplantıya katılmadığı yer alır. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez; bu durak, süresi dolmak üzere olan alacaklar bakımından önemli bir korumadır. Anlaşmama tutanağı, açılacak davanın dilekçesine eklenmesi gereken belgedir ve aslı ile onaylı örneği dışında bir suretin sunulması yeterli sayılmaz.

Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

Türk Ticaret Kanunu uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu kapsama mal ve hizmet bedelinden doğan alacaklar, cari hesap uyuşmazlıkları, bayilik ve distribütörlük sözleşmelerinden doğan talepler, sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan tazminat istemleri ile ticari nitelikteki itirazın iptali davaları girer. Şirketler arası alacak yönetiminde ödeme disiplinini nasıl kurduğumuzu ticari alacak tahsili yazımızda; sözleşme altyapısına ilişkin çalışmalarımızı ise kurumsal hukuk danışmanlığı sayfamızda bulabilirsiniz.

Ticari uyuşmazlıklarda kanunun tanıdığı süre, iş uyuşmazlıklarına göre daha uzundur. Bunun pratik sebebi, tarafların ticari defter, fatura, irsaliye ve cari hesap ekstresi gibi kayıtları karşılaştırmak için zamana ihtiyaç duymasıdır. Toplantı öncesinde sözleşme metni, sipariş formları, teslim belgeleri, mutabakat yazıları, e-posta yazışmaları ve varsa çek veya senetler dosyalanır. Rakam üzerinde tartışmaya girmeden önce alacağın hangi sözleşmeye, hangi teslime ve hangi tarihe dayandığının belirlenmesi, görüşmeyi karşılıklı iddia alışverişi olmaktan çıkarır.

Şirketler bakımından temsil yetkisi ayrı bir dikkat gerektirir. Toplantıya katılan kişinin şirketi temsile yetkili olduğunu gösteren imza sirküleri, ticaret sicil kaydı ya da özel yetkili vekaletname hazır bulunmalıdır; yetkisiz katılım, sağlanan anlaşmanın uygulanabilirliğini tartışmalı hâle getirir. Anlaşma metninde ödeme takvimi, teminat, temerrüt hâlinde muacceliyet, faiz başlangıcı ve karşılıklı ibra kapsamı somut biçimde düzenlenmelidir. Ticari ilişkinin devam edeceği hâllerde, gelecekteki siparişlere uygulanacak ödeme koşullarının da anlaşmaya eklenmesi tekrar eden uyuşmazlıkları önler.

Kira İlişkisinden Doğan Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Kanunda yapılan değişiklikle kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamına alındı. Kira bedelinin tespiti, kira alacağı, tahliye, depozitonun iadesi ve taşınmazdaki hasar iddiaları uygulamada en sık karşılaşılan başlıklardır. Tahliye ve kira tespiti süreçlerinin dava aşamasında nasıl ilerlediğini kira hukuku ve tahliye süreçleri sayfamızda inceledik.

Kapsamın bir istisnası vardır: kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin talepler dava şartı arabuluculuğun dışında tutulmuştur. Bu ayrım, aynı kira ilişkisinden doğan iki talebin farklı yollardan yürümesine yol açabildiğinden, başvuru öncesinde hangi talebin hangi usule tabi olduğunun belirlenmesi gerekir. Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıklarda ise yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak artış bakımından tüketici fiyat endeksine dayalı, kanunda belirlenen bir üst sınır uygulanır; kanunda öngörülen süreyi aşan ya da bu sürenin sonunda yenilenen sözleşmelerde bedel, taşınmazın durumu ve emsal kiralar gözetilerek hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Oran ve sürenin güncel metni mevzuat.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.

Kira dosyalarında toplantıya kira sözleşmesi, ödeme dekontları, tahliye taahhüdü varsa aslı, ihtarname ve tebligat evrakı, aidat ve fatura kayıtları ile taşınmazın tesliminde düzenlenmiş demirbaş listesi ve fotoğraflarla gelinmesi işi kolaylaştırır. Tarafların çoğu zaman aynı binada veya aynı ticari çevrede ilişkisi sürdüğünden, kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk yalnızca bir usul basamağı değil, ilişkiyi ayakta tutan pratik bir çözümdür: taraflar tahliye tarihini, birikmiş kira ve aidat borcunun ödenme takvimini ve depozitonun mahsubunu tek bir belgede birlikte düzenleyebilir.

İhtiyari Arabuluculuk ve Aile Uyuşmazlıkları

Dava şartı olmayan uyuşmazlıklarda da taraflar diledikleri zaman arabulucuya başvurabilir. İhtiyari arabuluculuk, uyuşmazlık henüz doğmadan sözleşmeye konulan bir kayıtla, uyuşmazlık doğduktan sonra tarafların ortak iradesiyle veya dava açıldıktan sonra yargılamanın her aşamasında gündeme gelebilir; mahkeme de tarafları arabuluculuğa teşvik edebilir. Arabuluculuğa elverişlilik ölçütü açıktır: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar da bu kapsamdadır.

Aile hukukunda tablo daha nüanslıdır. Boşanma kararının kendisi, velayet ve soybağı gibi kamu düzenini ilgilendiren konular hâkim kararını gerektirir ve arabuluculukla sonuçlandırılamaz. Buna karşılık eşler, boşanmanın malî sonuçları üzerinde uzlaşabilir ve bu uzlaşmayı anlaşmalı boşanma protokolüne bağlayabilir; protokol, hâkimin onayıyla hüküm doğurur. Aile içi şiddet iddiası bulunan uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir; bu hâllerde koruyucu ve önleyici tedbirler öncelik taşır. Boşanma sürecinin bütününe ilişkin çalışmalarımızı İzmir boşanma avukatı sayfamızda anlattık.

Miras ilişkilerinde de arabuluculuk giderek yaygınlaşmaktadır. Mirasçılar arasındaki taşınmaz paylaşımı ve ortaklığın giderilmesi talepleri dava şartı arabuluculuk kapsamına girdiğinden, aile içi paylaşım uyuşmazlıkları çoğu kez mahkemeye gitmeden çözülebilmektedir. Yıllarca sürebilen ortaklığın giderilmesi davaları yerine, mirasçıların taşınmazları takas ederek veya birinin diğerlerinin payını devralarak anlaşması hem maliyeti hem de aile içindeki gerilimi düşürür.

Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik Şerhi

Arabuluculuğun değeri, toplantıda kurulan mutabakatın kâğıda nasıl döküldüğüyle ölçülür. Anlaşma belgesinde tarafların ve varsa vekillerinin kimlik bilgileri, arabulucunun adı ve sicil bilgisi, uyuşmazlığın konusu, üzerinde anlaşılan her bir husus, ödenecek tutarın hangi kalemleri karşıladığı, ödeme tarihleri, ödeme yapılacak hesap, gecikme hâlinde uygulanacak sonuçlar ve karşılıklı ibranın kapsamı açıkça yer almalıdır. Belirsiz ifadeler, anlaşmanın uygulanması aşamasında yeni bir uyuşmazlığa dönüşür; bu nedenle metnin ölçülebilir ve uygulanabilir olması, tarafların iyi niyetinden daha güvenilir bir teminattır.

Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi, arabuluculuk faaliyetinin yürütüldüğü yerdeki sulh hukuk mahkemesinden talep edilir. Dava şartı arabuluculukta bu inceleme dosya üzerinden yapılır. Şerh verilen anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır; karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse yeni bir dava açmaya gerek kalmadan ilamlı icra takibi başlatılabilir. Bu, arabuluculuğu bir centilmenlik anlaşmasından ayıran temel noktadır.

Kanun, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi bakımından ayrı bir kolaylık getirir: bu belge, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Görüşmelere vekille katılmak, bu nedenle yalnızca müzakere gücü açısından değil, anlaşmanın doğrudan uygulanabilir hâle gelmesi açısından da süreci kısaltır. Anlaşma belgesinin taraf sayısı kadar nüsha düzenlenmesi ve her tarafın kendi nüshasını saklaması, ileride doğabilecek ispat sorunlarını önler.

İlk Toplantıya Katılmamanın Sonuçları

Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya katılım, kanunun yaptırıma bağladığı bir yükümlülüktür. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki taraf da katılmazsa yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Bu düzenlemenin amacı, arabuluculuğu şeklî bir basamağa indirgemek isteyen yaklaşımın maliyetini görünür kılmaktır.

Mazeretin geçerliliği somut olaya göre değerlendirilir. Hastalık, yurt dışında bulunma veya davetin usulüne uygun ulaşmamış olması gibi durumlar belgelendirildiğinde dikkate alınır; ancak mazeretin toplantı tarihinden önce arabulucuya bildirilmesi beklenir. Bu nedenle arabuluculuk bürosundan gelen aramalara ve tebligatlara yanıt vermek, adres ve telefon bilgilerini güncel tutmak yalnız nezaket değil, doğrudan malî sonuç doğuran bir davranıştır.

Toplantıya katılmak, anlaşmak zorunda olmak anlamına gelmez. Taraf, toplantıya katılıp önerileri dinledikten sonra anlaşmama yönünde irade beyan edebilir; bu durumda son tutanak anlaşmama şeklinde düzenlenir ve dava yolu tümüyle açık kalır. Katılım yükümlülüğü sonuçla değil, sürece ilişkindir. Uygulamada katılmama kararının çoğu, karşı tarafın talebini hiç dinlememekten kaynaklanır; oysa ilk toplantı, dosyanın gerçek büyüklüğünü ve karşı tarafın delil durumunu masrafsız biçimde görmenin en pratik yoludur.

Arabulucu ile Taraf Vekili Rolünün Ayrımı

6325 sayılı Kanun, arabulucuya bağımsızlık ve tarafsızlık yükümlülüğü yükler. Arabulucu taraflardan birinin lehine hareket edemez, hukuki tavsiye vererek taraf tutamaz, kararı kendisi veremez ve tarafları belirli bir çözüme zorlayamaz; görevi, tarafların birbirini anlamasını ve kendi çözümlerini üretmesini sağlamaktır. Tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartların bulunması durumunda arabulucu bunları taraflara bildirmek, gerektiğinde görevi kabul etmemek veya görevden çekilmek zorundadır.

Taraf vekilinin konumu bunun tersidir. Vekil, yalnızca müvekkilinin menfaatini gözetir; alacak kalemlerini hesaplar, karşı tarafın önerisini değerlendirir, anlaşma metnindeki riskleri işaret eder ve gerektiğinde anlaşmamayı önerir. İki rol farklı yükümlülükler taşıdığı için aynı uyuşmazlıkta birleşemez.

Bu ayrımı büromuzda açık bir çalışma kuralı olarak uyguluyoruz: bir uyuşmazlıkta arabulucu olarak görevlendirildiysek, aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak sonradan taraflardan birinin vekilliğini üstlenmiyoruz; vekili olduğumuz bir dosyada ise arabulucu olarak görevlendirilmeyi kabul etmiyoruz. Kural, sürecin gizliliğini ve tarafların arabulucuya duyduğu güveni korumak içindir. Randevu alırken hangi sıfatla başvurduğunuzu belirtmeniz, dosyanın baştan doğru konumlandırılmasını sağlar: arabuluculuk görevlendirmesi mi talep ediyorsunuz, yoksa arabuluculuk toplantısında sizi temsil edecek bir vekil mi arıyorsunuz.

Hangi hukuk alanında destek aradığınızdan emin değilseniz, tüm çalışma alanlarımızı listelediğimiz çalışma alanlarımız sayfasından başlayabilirsiniz.

Uyuşmazlıklarınızı Uzlaşıyla Çözün

Arabuluculuk toplantısı davetini aldıysanız veya başvuru yapmayı düşünüyorsanız bizimle iletişime geçin.

Bize Ulaşın

Sıkça Sorulan Sorular

İzmir'de arabuluculuk süreci ortalama ne kadar sürer?

Süre uyuşmazlığın türüne göre değişir. İş, kira ve tüketici uyuşmazlıklarında arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren kanunda bir süre öngörülmüştür ve zorunlu hâllerde bu süre yine kanunda belirlenen ölçüde uzatılabilir; ticari uyuşmazlıklarda kanunun tanıdığı süre daha uzundur. Bunlar yasal üst sınırdır: tarafların hazırlıklı gelmesi hâlinde birçok dosya tek toplantıda sonuçlanır. Kesin bir süre ya da sonuç taahhüdü verilemez; güncel süreler için mevzuat.gov.tr esas alınmalıdır.

Hangi hukuki uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurmak zorunludur?

İşçi ve işveren arasındaki alacak ile tazminat talepleri ve işe iade istemi, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat talepleri, tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü ile kira ilişkisinden kaynaklanan, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına, ortaklığın giderilmesine, kat mülkiyetine ve komşu hakkına ilişkin uyuşmazlıklar dava açılmadan önce arabuluculuğa tabidir. Kapsama giren bir talep için arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Avukat Mehmet Yücesoy Konak dışındaki Karşıyaka veya Bornova'daki arabuluculuk görüşmelerine katılıyor mu?

Fiziki ofisimiz Konak'ta (İsmet Kaptan, H. Hüsnü İkbal İş Merkezi) yer alsa da Karşıyaka, Bornova, Buca ve Bayraklı dahil olmak üzere İzmir genelindeki adliyelerin arabuluculuk merkezlerinde veya özel arabuluculuk bürolarında müvekkillerimizi aktif olarak temsil etmekteyiz.

Arabuluculuk görüşmesine avukatımla katılabilir miyim?

Evet. Taraflar arabuluculuk toplantılarına bizzat katılabileceği gibi vekilleriyle birlikte de katılabilir. Vekille katılım, alacak kalemlerinin doğru hesaplanması, karşı tarafın önerisinin hukuki sonuçlarının anlaşılması ve anlaşma metninin uygulanabilir biçimde yazılması bakımından belirleyicidir. Ayrıca taraflar, vekilleri ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Arabuluculuk ücretini kim öder?

Taraflar anlaşırsa, aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk ücreti taraflarca eşit olarak karşılanır. Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşamazsa, kanunda öngörülen ilk toplantı ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve bu tutar yargılama gideri olarak haksız çıkan taraftan tahsil edilebilir. Ücret, her yıl güncellenen Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlendiğinden güncel tutarın başvuru anında teyit edilmesi gerekir.

Arabuluculukta konuştuklarım daha sonra davada aleyhime kullanılabilir mi?

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk süreci gizlidir. Süreçte ileri sürülen görüşler, yapılan öneriler, kabul edilen vakıalar ve yalnızca arabuluculuk için hazırlanan belgeler, daha sonra açılan davada veya tahkimde delil olarak kullanılamaz. Gizlilik yükümlülüğü taraflar, vekiller, arabulucu ve görüşmelere katılan diğer kişiler için geçerlidir. Bu kural, tarafların çekinmeden çözüm önerisi getirmesini mümkün kılar.

Arabuluculuk toplantısı çevrim içi yapılabilir mi?

Evet. Taraflar kabul ettiği takdirde toplantılar elektronik ortamda, görüntülü ve sesli iletişim sağlayan sistemler üzerinden yürütülebilir. Bu yöntem özellikle tarafların farklı şehirlerde bulunduğu iş ve ticari uyuşmazlıklarda süreci hızlandırır. Çevrim içi yürütülen toplantılarda da gizlilik kuralları ve tutanak düzeni aynen geçerlidir.

Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk ne kadar sürer?

6325 sayılı Kanun’da öngörülen yasal süreler uyuşmazlık türüne göre değişir; dava şartı arabuluculukta arabulucu görevlendirildikten sonra süreç genellikle birkaç hafta içinde tamamlanır ve gerekli hallerde yasal sınırlar dahilinde bir miktar uzatılabilir. Kesin bir süre veya sonuç garantisi verilemez; süre tarafların katılımına ve uyuşmazlığın kapsamına bağlıdır.

Arabuluculukta anlaşırsam düzenlenen belge icra edilebilir mi?

Taraflar arabuluculuk sonunda anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, kanunda öngörülen şartların sağlanması ve icra edilebilirlik şerhi alınması halinde ilam niteliğinde belge sayılır ve icra yoluyla takip edilebilir. Avukatların birlikte imzaladığı anlaşma belgeleri bakımından kanun ayrıca düzenleme içerir; somut durumun değerlendirilmesi için hukuki danışmanlık önerilir.

İlk arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?

Dava şartı arabuluculukta, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir ve lehine vekalet ücretine hükmedilmeyebilir. Bu nedenle davete zamanında yanıt vermek ve toplantıya katılmak önemlidir.