İzmir İcra Avukatı

Kısa Cevap

İzmir icra avukatı olarak icra takibi başlatma, alacak tahsili, itirazın iptali davası, haciz işlemleri ile iflas, konkordato ve borç yapılandırma süreçlerinde hukuki destek sağlıyoruz. Yücesoy Avukatlık & Hukuk Bürosu (Av. Mehmet Yücesoy, İzmir Barosu) İzmir Konak, İkbal-1 İş Merkezi'nde; İzmir Adliyesi'ne (Bayraklı) yakın konumda, İzmir geneline hizmet verir. İletişim/WhatsApp: +90 553 935 71 24.

İcra Takipleri ve Alacak Tahsili

Alacakların zamanında ve eksiksiz tahsili, ticari hayatın sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşır. İzmir icra avukatı olarak müvekkillerimize ilamsız icra, ilamlı icra, kambiyo senetlerine (çek/senet) dayalı icra takipleri ile ihtiyati haciz süreçlerinde hukuki destek sunuyoruz.

İcra hukuku, kâğıt üzerinde var olan bir hakkın fiilen sonuç doğurmasını sağlayan alandır. Sözleşme, fatura, çek, senet ya da mahkeme kararı elinizde olsa bile, doğru takip yolunun seçilmemesi veya kısa sürelerin kaçırılması alacağın tahsilini güçleştirir. Bu nedenle dosyanın en başında alacağın dayanağı, muacceliyeti, zamanaşımı durumu ve borçlunun mal varlığı incelenir; takip yolu bu incelemenin sonucuna göre belirlenir.

İzmir icra daireleri ve icra mahkemeleri, adliye yerleşkelerinde yoğun bir dosya trafiğiyle çalışır. Takip talebinin doğru düzenlenmesi, faiz ve fer'ilerin baştan doğru istenmesi ve tebligatın usulüne uygun yapılması, sonradan yaşanacak gecikmelerin büyük bölümünü önler. İcra ve iflas dosyalarının yanı sıra yürüttüğümüz diğer çalışma alanlarını hizmet alanlarımız sayfasında bulabilirsiniz.

İcra Takip Türleri

Alacağın kaynağına göre ilamsız icra, ilamlı icra veya kambiyo senetlerine mahsus (çek, senet, poliçe) haciz yolu ile takip başlatılarak, borçlunun mal varlığı araştırılır ve alacağın tahsiline yönelik süreç yürütülür.

Alacağın dayandığı belgeye ve alacağın niteliğine göre farklı icra takibi yolları izlenir; aşağıdaki tablo başlıca takip türlerini ve genel işleyişini özetler.

Takip TürüDayanakKısa Açıklama
İlamsız icra takibiMahkeme kararı gerekmez (para/teminat alacağı)Ödeme emri gönderilir; borçlu kanunda öngörülen süre içinde itiraz edebilir
İlamlı icra takibiMahkeme ilamı veya ilam niteliğinde belgeİcra emri gönderilir; kural olarak itirazla durmaz
Kambiyo senetlerine özgü takipÇek, bono ve poliçeÖzel ve hızlı yol; itiraz kural olarak takibi durdurmaz
Rehnin/ipoteğin paraya çevrilmesiRehin veya ipotek sözleşmesiTeminata konu malın satışı yoluyla tahsil

İlamlı İcra ve Mahkeme Kararlarının İcrası

Elinde mahkeme ilamı ya da ilam niteliğinde bir belge bulunan alacaklı, ilamlı icra yoluna başvurur. Takip, icra emrinin borçluya tebliğiyle başlar ve borçluya kanunda öngörülen süre içinde ilamın gereğini yerine getirmesi bildirilir. İlamsız icradan en önemli farkı şudur: borçlunun icra dairesine yapacağı basit bir itiraz takibi durdurmaz. Borçlu ancak borcun ödendiğini, ertelendiğini ya da zamanaşımına uğradığını resmî nitelikte bir belgeyle ileri sürerek icranın geri bırakılmasını isteyebilir.

İlam niteliğindeki belgeler kanunda sayılmıştır. Mahkeme huzurunda yapılan sulhler ve kabuller, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren noterlikçe düzenlenen senetler ile icra edilebilirlik şerhi verilmiş arabuluculuk anlaşma belgeleri bunların başında gelir. Bu belgelere sahip alacaklı, ayrıca dava açmadan doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir; süreç böylece belirgin biçimde kısalır. Noter senedi düzenlerken metnin "kayıtsız şartsız borç ikrarı" niteliğini taşıması bu yüzden önemlidir.

İstinaf veya temyiz başvurusu tek başına icrayı durdurmaz. Kararın icrasının durdurulması isteniyorsa, kanunda öngörülen biçimde teminat gösterilerek icranın geri bırakılması (tehir-i icra) kararı alınması gerekir. Para alacağı dışındaki ilamların icrası (çocuk teslimi, taşınmazın tahliyesi, bir işin yapılması gibi) ayrı usullere tabidir. İlamların da kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde takibe konulması gerekir; bu süre kaçırıldığında elde edilen karar fiilen işlevsiz kalabilir.

Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip (Çek, Senet, Poliçe)

Çek, bono (halk arasındaki adıyla senet) ve poliçe, kanunun kambiyo senedi saydığı belgelerdir. Bu belgelere dayanan alacaklı, ilamsız icraya göre daha hızlı işleyen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurabilir. Ödeme emriyle borçluya borcu ödemesi ve itiraz etmesi için kanunda öngörülen kısa süreler tanınır. Bu yolda itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; borçlunun icra mahkemesine başvurarak takibin durdurulması yönünde ayrıca karar alması gerekir.

Senedin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığı belirleyicidir. Kanunun aradığı zorunlu unsurlardan biri eksikse belge kambiyo vasfını yitirir ve bu özel takip yolu kullanılamaz; takip bu nedenle iptal edilebilir. Bu yüzden takip başlatılmadan önce senedin şekil şartları, vade, ciro zinciri ve takip başlatan kişinin yetkili hamil sıfatı titizlikle incelenmelidir. Aynı inceleme borçlu tarafında da yapılır: usulsüz düzenlenmiş bir senede dayalı takip, süresinde ileri sürülen itirazla durdurulabilir.

Çekte ibraz süresi hak kaybı yaratabilecek kritik bir eşiktir: çek, kanunda öngörülen ibraz süresi içinde muhataba ibraz edilmelidir ve bu süre çekin düzenlendiği yer ile ödeneceği yerin aynı olup olmamasına göre değişir. İbraz süresinin ya da senetlere ilişkin zamanaşımının kaçırılması, senede dayalı bu özel takip imkânını ortadan kaldırır; alacak bu durumda ancak temel ilişkiye (satış, hizmet, ödünç gibi) dayanılarak talep edilebilir. Karşılıksız çıkan çekler bakımından ayrıca kanunda öngörülen yaptırımlar gündeme gelebilir.

İtirazın İptali, İtirazın Kaldırılması ve Menfi Tespit Davaları

İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde icra dairesine itiraz ederse takip kendiliğinden durur. Bu noktada alacaklının önünde iki ayrı yol vardır ve hangisinin seçileceği, elindeki belgenin niteliğine bağlıdır. Yanlış yolun seçilmesi yalnızca zaman değil, yargılama gideri kaybı da doğurur.

İtirazın kaldırılması, icra mahkemesinde görülen ve yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanılabilen daha hızlı bir yoldur. İmzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylanmış senetler ile resmî makamların yetkileri dahilinde ve usulüne uygun olarak verdikleri belgeler bu kapsamdadır. Talep, itirazın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılmalıdır. Borçlu senetteki imzayı inkâr etmişse, itirazın geçici olarak kaldırılması usulü işletilir.

İtirazın iptali davası ise genel mahkemelerde görülür, her türlü delille ispata elverişlidir ve itirazın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde açılmalıdır. İtirazın haksızlığı anlaşılırsa, koşulları varsa borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden kanunda öngörülen orandan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir; takibin haksız olduğu ortaya çıkarsa aynı şekilde alacaklı da tazminatla karşılaşabilir. Ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Sürecin ayrıntıları için itirazın iptali davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Madalyonun diğer yüzünde menfi tespit davası bulunur. Borçlu olmadığını ileri süren kişi, takipten önce ya da sonra bu davayı açarak borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir. Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; ancak kanunda öngörülen koşullarla teminat gösterilerek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir istenebilir. Borç ödendikten sonra ödemenin haksız olduğu anlaşılırsa, ödenen tutar istirdat davasıyla geri istenir. Ödeme yapıldıktan sonra bu davanın kanunda öngörülen süre içinde açılması gerektiği unutulmamalıdır.

Maaş, Banka ve Taşınmaz Haczi: Sınırlar ve İtiraz Yolları

Takip kesinleştikten sonra alacaklı, borçlunun mal varlığı üzerinde haciz talep edebilir. Uygulamada en sık başvurulan haciz türleri; maaş ve ücret haczi, banka hesabı haczi, araç haczi, taşınmaz haczi ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczidir. Haciz, alacağı ve fer'ilerini karşılayacak ölçüde uygulanır. Kanun, bu ölçüyü aşan ya da usulüne aykırı hacizlere karşı borçluya açık koruma sağlar; bu korumaların kısa süreler içinde işletilmesi gerekir.

Maaş ve ücret hacizlerinde kanun, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli miktar ayrıldıktan sonra haczedilebilecek bölümü bir alt ve üst sınıra bağlar; maaşın kanunda belirlenen bölümünden fazlası haczedilemez ve bu sınırın aşılması hâlinde şikâyet yoluna başvurulabilir. Uygulanacak sınır için İcra ve İflas Kanunu'nun güncel metni esas alınmalıdır. Nafaka alacakları bu sınırlamanın dışındadır. Emeklilik aylıkları bakımından ise sosyal güvenlik mevzuatı haczi kural olarak yasaklar; nafaka borçları, kurumun kendi alacakları ve borçlunun açık muvafakati bu kuralın başlıca istisnalarıdır.

Banka hesabı haczinde, haciz müzekkeresinin bankaya ulaştığı andaki bakiye bloke edilir. Buna karşılık asgari ücret düzeyindeki maaş hesapları, emekli aylığının yattığı hesaplar ve kanunun haczedilemez saydığı ödemeler bakımından itiraz yolu açıktır. Borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürmesi için gerekli ev eşyası ile mesleğini icra etmesi için zorunlu araç ve gereçler de kanunen haczedilemez. Hangi gelirin hangi ölçüde korunduğu sık karıştırılan bir konudur; maaş ve banka haczine itiraz başlıklı yazımızda bu ayrımları örneklerle ele aldık.

Taşınmaz haczi tapu siciline şerh edilerek uygulanır. Bu şerh malikin tasarruf yetkisini tamamen ortadan kaldırmaz, ancak sonraki devirler alacaklıya karşı ileri sürülemez. Haczin ardından kıymet takdiri yapılır ve satış aşamasına geçilir; satış talebinin hacizden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılması gerekir, aksi hâlde haciz düşer. Kıymet takdirine ve ihalenin feshine ilişkin taleplerin de kanunda öngörülen kısa süreler içinde icra mahkemesine sunulması şarttır. Satışlar elektronik ortamda yürütülen ihale sistemi üzerinden yapılır ve borçluya, haczedilen malını icra dairesinin denetiminde rızaen satma imkânı da tanınmıştır. Taşınmazın mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda gayrimenkul hukuku tarafındaki değerlendirme de birlikte yürütülür; üçüncü kişinin mülkiyet iddiası bakımından istihkak yoluna, usule aykırı işlemler bakımından ise şikâyet yoluna başvurulur.

Ticari Alacağın Tahsili ve İhtiyati Haciz

Ticari alacaklarda sonucu belirleyen etken, çoğu zaman ne kadar erken hareket edildiğidir. Fatura, sözleşme, irsaliye, cari hesap ekstresi ve teyitli yazışmaların baştan düzenli tutulması, ileride açılacak takip veya davada ispat yükünü belirgin biçimde hafifletir. Alacak muaccel hâle geldiğinde önce ihtarname ile temerrüt kurulur; sonuç alınamazsa takip yoluna geçilir. Şirketlerin sözleşme altyapısı ve tahsilat politikası bir bütün olarak ele alındığında sorunlu dosya sayısı azalır; bu çalışmayı kurumsal hukuk danışmanlığı kapsamında yürütüyoruz.

Borçlunun mal kaçırma ihtimali varsa, takip veya dava açılmadan önce dahi ihtiyati haciz kararı istenebilir. Karar kural olarak teminat karşılığında verilir ve kanunda öngörülen kısa süre içinde uygulanması talep edilmezse kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz takipten önce alınmışsa, yine kanunda öngörülen kısa süre içinde takip talebinde bulunulması ya da dava açılması gerekir; bu süreye uyulmaması kararın hükümsüz kalmasına yol açar. Karara karşı borçlunun itiraz hakkı da benzer biçimde kısa bir süreye tabidir. İhtiyati haciz, alacağın teminatsız kalmasını önleyen başlıca araçlardan biridir, ancak takvimi kaçırıldığında tümüyle işlevini yitirir.

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır; buna karşılık icra takibi başlatmak için arabuluculuk şartı aranmaz. Temerrüt faizi bakımından ticari işlerde uygulanacak oranlar dönemsel olarak değiştiğinden, takip talebindeki faiz istemi takip anındaki güncel orana göre düzenlenmelidir. Alacağın türüne göre zamanaşımı süreleri de farklılaşır: Türk Borçlar Kanunu genel bir süre öngörür, kira bedeli gibi dönemsel edimlerde ise daha kısa süreler uygulanır. Konuya ilişkin ayrıntıları ticari alacak tahsili yazımızda ve alacak davasının şartları başlığında ele aldık.

İhtiyati Haciz ve Tedbir Kararları

Alacağın teminat altına alınması amacıyla ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının alınması, bu kararların uygulanması ve itirazlara karşı savunma yapılması konularında müvekkillerimize hukuki destek sağlıyoruz. Özellikle ticari davalarda delillerin korunması ve borçlunun mal varlığının kaçırılmasının önlenmesi kritik öneme sahiptir.

Konkordato ve Borç Yapılandırma

Borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlular için konkordato, mahkeme denetiminde yürüyen bir yeniden yapılandırma yoludur. Süreç, ticaret mahkemesine sunulan konkordato projesi ve kanunda öngörülen belgelerle başlar. Mahkeme önce geçici mühlet verir; geçici mühletin süresi kanunda gösterilmiştir ve öngörülen sınırlar içinde uzatılabilir. Koşullar sağlanırsa kesin mühlete geçilir; kesin mühlet daha uzundur ve güç durumlarda uzatılması mümkündür. Mühlet süreleri için İcra ve İflas Kanunu'nun güncel metni esas alınmalıdır.

Mühlet süresince borçlu aleyhine kural olarak yeni takip yapılamaz ve başlamış takipler durur; işçi alacakları ve nafaka alacakları gibi kanunda sayılan istisnalar saklıdır. Rehinli alacaklılar takip başlatabilse de muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı yapılamaz. Süreç boyunca mahkemece atanan konkordato komiseri borçlunun faaliyetlerini denetler; borçlunun bazı işlemleri mahkemenin iznine bağlıdır. Projenin alacaklılarca kabulü ve mahkemece tasdiki hâlinde konkordato, kapsamdaki tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı hâle gelir.

Konkordatonun mümkün olmadığı hâllerde iflas gündeme gelir. İflasa tabi borçlular bakımından takipli iflas yolu ile doğrudan doğruya iflas yolu ayrımı önemlidir; iflas davası ticaret mahkemesinde görülür. İflas kararıyla birlikte borçlunun mal varlığı iflas masasını oluşturur ve alacaklılar arasında sıra cetveline göre paylaştırılır. Alacağını tahsil edemeyen alacaklıya verilen aciz vesikası ise alacağın belgelenmesi ve sonradan edinilen mal varlığına yönelme bakımından işlev görür. Şirket yönetimi açısından, ödeme güçlüğünün ilk sinyallerinde hangi yolun seçileceğinin zamanında değerlendirilmesi belirleyicidir.

İflas ve Konkordato

Borçlarını ödeyemez duruma gelen şirket ve gerçek kişilere yönelik iflas süreçleri ile alacaklılar arasında eşit paylaşımın sağlanması, konkordato müracaatlarının yapılması ve tedbir kararlarının takibi konularında danışmanlık veriyoruz.

Borç Yapılandırma ve Uzlaşma Süreçleri

Borçlu ve alacaklı arasındaki uyuşmazlıkların mahkeme dışı yollarla çözüme kavuşturulması, taksitlendirme anlaşmalarının hazırlanması ve borç yapılandırma süreçlerinde hukuki danışmanlık hizmeti veriyoruz. Konkordato projelerinin hazırlanması, alacaklılar kurulu toplantılarına katılım ve mahkeme süreçlerinin takibi konularında da müvekkillerimizi temsil ediyoruz.

Alacak Takibinde Hukuki Destek

İcra takibi başlatmak veya alacak yönetimi konusunda destek almak için hemen bizimle iletişime geçin.

Bize Ulaşın

İlgili Mevzuat

Kaynak: Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr). İçerik bilgilendirme amaçlıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra takibi nasıl başlatılır?

İcra takibi, alacaklının yetkili icra dairesine takip talebi vermesiyle başlar. Alacağın niteliğine göre ilamsız icra, ilamlı icra veya kambiyo senetlerine (çek/senet/poliçe) mahsus takip yolu seçilir. İcra dairesi borçluya ödeme emri gönderir; borçlu yasal süre içinde borcu ödemez veya itiraz etmezse takip kesinleşir. İzmir'de icra dairesi işlemleri ve takip talebinin hazırlanması konusunda hukuki destek sağlıyoruz.

Borçlu ödeme yapmazsa ne olur (haciz)?

Ödeme emri kesinleştiği hâlde borçlu borcunu ödemezse, alacaklının talebiyle borçlunun mal varlığına haciz uygulanabilir. Taşınmazlar, banka hesapları, araçlar, maaş ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar haczedilebilir. Haczedilen mallar icra yoluyla satılarak elde edilen bedelden alacak tahsil edilir. Sürecin usulüne uygun yürütülmesi hak kaybını önler.

İtirazın iptali davası nedir?

İlamsız icra takibinde borçlu ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ederse takip durur. Alacaklı, elindeki belgelere dayanarak itirazın iptali davası açarak takibe devam edebilir. Dava kabul edilirse takip kaldığı yerden devam eder ve koşulları varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir. Davanın süresinde ve doğru delillerle açılması önemlidir.

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?

İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde görülür ve yalnızca kanunda sayılan belgelere (imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylanmış senetler, resmî makamların yetkileri dahilinde verdikleri belgeler) dayanılabilir; talebin itirazın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılması gerekir. İtirazın iptali davası ise genel mahkemelerde görülür, her türlü delille ispata elverişlidir ve daha uzun bir süreye tabidir. Hangi yolun seçileceği tamamen elinizdeki belgenin niteliğine bağlıdır.

Menfi tespit davası nedir, ne zaman açılır?

Menfi tespit davası, kendisine karşı takip yapılan veya yapılma ihtimali bulunan kişinin borçlu olmadığının tespiti için açtığı davadır; takipten önce de sonra da açılabilir. Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; ancak kanunda öngörülen koşullarla teminat gösterilerek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir istenebilir. Borç ödendikten sonra ödemenin haksız olduğu ortaya çıkarsa, ödenen tutar istirdat davasıyla geri istenir.

Maaş veya banka haczine itiraz edilebilir mi?

Evet. Maaş haczinde işçi ve memur maaşının kanunda belirlenen bölümünden fazlası haczedilemez; nafaka alacakları bu sınırdan istisnadır. Usulüne aykırı ya da sınırı aşan hacizlere karşı icra mahkemesinde şikâyet ve itiraz yollarına başvurulabilir. Emekli maaşı gibi bazı gelirlerde borçlunun rızası aranan özel durumlar mevcuttur. Her olayın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.

İcra takibine itiraz süresi ne kadardır?

Süre, seçilen takip yoluna göre değişir. İlamsız icrada borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde icra dairesine itiraz edebilir ve bu itiraz takibi durdurur. Kambiyo senetlerine mahsus takipte itiraz süresi daha da kısadır ve itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; ayrıca icra mahkemesinden karar alınması gerekir. İlamlı icrada ise itiraz yolu yoktur; ancak borcun ödendiği, ertelendiği ya da zamanaşımına uğradığı resmî belgeyle ileri sürülerek icranın geri bırakılması istenebilir. Süreler hak düşürücü niteliktedir, kaçırılması hâlinde takip kesinleşir.

Çek veya senede dayalı alacak nasıl tahsil edilir?

Çek, bono ve poliçe kambiyo senedi sayıldığından, bu belgelere dayanan alacaklı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurabilir. Bu yolda ödeme emriyle borçluya ödeme ve itiraz için kanunda öngörülen kısa süreler tanınır; süreç ilamsız icraya göre daha hızlı ilerler. Ancak senedin kambiyo vasfı taşıması şarttır: zorunlu unsurlardan biri eksikse bu özel yol kullanılamaz. Çekte ibraz sürelerinin ve senetlerde zamanaşımının kaçırılmaması gerekir; aksi hâlde alacak yalnızca temel ilişkiye dayanılarak talep edilebilir.

Borçlunun haczedilecek malı yoksa ne olur?

Yapılan haciz işlemi alacağı karşılamaya yetmez ya da borçlunun haczi kabil bir malı bulunmazsa, alacaklıya aciz vesikası verilir. Aciz vesikası alacağın varlığını belgeler; alacaklı bu belgeye dayanarak borçlunun sonradan edindiği mal varlığı üzerine yeniden takip başlatabilir ve belirli tasarrufların iptalini isteyebilir. Ayrıca borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı devirlere karşı tasarrufun iptali davası açılabilir. Bu nedenle dosyanın kapatılmaması ve mal varlığı araştırmalarının belirli aralıklarla yenilenmesi önem taşır.

Borcunu ödeyemeyen şirket için iflas ve konkordato ne sağlar?

Borçlarını ödeyemez duruma gelen şirket ve gerçek kişiler için iflas süreci, alacaklılar arasında eşit paylaşımı sağlar. Konkordato ise borçluya, mahkeme denetiminde borçlarını yeniden yapılandırma ve alacaklılarla uzlaşma imkânı tanır; süreç boyunca geçici mühlet ve tedbir kararlarıyla takipler durabilir. Konkordato projesinin hazırlanması ve alacaklılar kurulu süreçlerinde danışmanlık veriyoruz.