Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde kişi özgürlüğüne karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bir kimsenin, rızası dışında bir yere gitmesinin veya bir yerde kalmasının hukuka aykırı biçimde engellenmesi bu suç kapsamında değerlendirilir; uygulamada halk arasında "alıkoyma" olarak da anılır.
Aşağıda suçun unsurları, nitelikli halleri, cezası ve soruşturma usulüne ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut duruma göre değerlendirme yapılması önerilir.
✧ İçindekiler
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?
TCK m.109/1 uyarınca, bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişi cezalandırılır. Suçun oluşması için mağdurun hareket serbestisinin, rızası dışında ve hukuka aykırı bir biçimde kısıtlanmış olması yeterlidir; bu kısıtlamanın belirli bir süre devam etmesi ya da belirli bir mekâna kilitli tutulması şart değildir.
Fiilin cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi halinde suç daha ağır cezayı gerektiren bir görünüm kazanır; mağdurun rızasının hile ile elde edilmiş olması da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Suçun Nitelikli Halleri Nelerdir?
Kanun koyucu, fiilin bazı şartlar altında işlenmesi halinde cezanın artırılmasını öngörmüştür. Bu nitelikli haller arasında; fiilin silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, kamu görevi nedeniyle veya bu görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak, üstsoy, altsoy ya da eşe karşı, çocuğa veya beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi sayılabilir.
Fiilin mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezasına hükmolunur. Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde ise cezalar yarı oranında artırılır.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Cezası Nedir?
Suçun temel şekli TCK m.109/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Fiilin cebir, tehdit veya hile ile işlenmesi halinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapis olarak uygulanır. Yukarıda sayılan nitelikli hallerden birinin varlığı halinde ise, bu fıkralara göre belirlenecek ceza bir kat artırılarak hükmolunur.
TCK m.110 önemli bir etkin pişmanlık hükmü içerir: fail, suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa, cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Somut dosyada uygulanacak ceza; fiilin işleniş biçimi, süresi, mağdurun durumu, nitelikli hallerin bulunup bulunmadığı ve etkin pişmanlık koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine göre mahkeme tarafından değerlendirilir.
Bu Suç Şikayete Tabi midir, Nasıl Soruşturulur?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almaz; kamu davası niteliğindedir ve savcılık tarafından resen soruşturulur. Bu nedenle mağdurun şikayetçi olması veya şikayetinden vazgeçmesi, soruşturma ve kovuşturmanın devam etmesine engel olmaz.
Suçun temel şekli bakımından dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak değerlendirilir; cebir, tehdit veya hile ile işlenen şeklinde bu süre on beş yıldır. Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir; ancak nitelikli hallerin uygulanmasıyla cezanın üst sınırı on yılı aştığında dava ağır ceza mahkemesinde görülür.
İspat Nasıl Sağlanır?
Bu suçun ispatında mağdur beyanı, tanık anlatımları, olay yerine ilişkin kamera kayıtları, baz istasyonu (HTS) kayıtları ve varsa fiziksel deliller önem taşır. Fiilin hangi koşullarda, ne kadar süreyle ve hangi araçlarla gerçekleştirildiğinin ortaya konulması, hem suçun oluşup oluşmadığının hem de nitelikli hallerin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi bakımından belirleyicidir. Bu süreçte bir İzmir ceza avukatı ile çalışmak faydalı olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Boşanmış eşin çocuğu vermemesi bu suçu oluşturur mu? Kural olarak hayır. Velayeti kendisinde olmayan ebeveynin çocuğu alıkoyması, TCK m.234'te düzenlenen "çocuğun kaçırılması ve alıkonulması" suçu kapsamında ayrıca değerlendirilir; kişisel ilişki kararının uygulanmaması ise öncelikle icra hukuku ve aile mahkemesi yollarıyla çözülür. Cebir veya tehdit kullanılmışsa m.109 da gündeme gelebilir.
Kısa süreli engelleme de suç mudur? Evet. Kanun belirli bir süre aramaz; kişinin bir odadan çıkmasının birkaç dakika engellenmesi dahi, hukuka aykırılık ve rıza yokluğu varsa suçu oluşturabilir. Sürenin kısalığı cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.
İzmir'de bu suçla ilgili süreç nerede yürür? Suç şikayete bağlı olmadığından ihbar İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na (Bayraklı'daki İzmir Adliyesi) veya kolluğa yapılabilir; dava, ceza miktarına göre aynı adliyedeki asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Konak'taki büromuz İzmir genelinde ceza hukuku süreçlerinde destek sağlamaktadır; bilgi almak isteyenler iletişim sayfası üzerinden başvuruda bulunabilir.
Av. Mehmet Yücesoy
İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık
Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için profesyonel destek almak adına bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen İletişime Geçin