2018 yılında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte, işçi ve işveren arasındaki birçok uyuşmazlıkta dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu hâle gelmiştir. Bu düzenleme, tarafların dava öncesinde uzlaşma imkânını değerlendirmesini amaçlamakla birlikte, usule uyulmaması hâlinde açılan davanın reddine yol açabilecek önemli bir dava şartıdır.
Aşağıda hangi taleplerde arabuluculuğun zorunlu olduğu, sürecin nasıl işlediği ve hangi davaların bu kapsamın dışında bırakıldığı genel hatlarıyla ele alınmıştır.
✧ İçindekiler
Zorunlu Arabuluculuk Hangi Taleplerde Dava Şartıdır?
7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ile tazminat talepleri ve işe iade talebiyle açılacak davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu kapsama kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağı gibi pek çok talep girer.
Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan açılan bir dava, mahkeme tarafından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu ret, davacının haklılığının değerlendirilmesine dahi geçilmeden verilen bir karardır; bu nedenle sürecin doğru sırayla ilerletilmesi önem taşır.
Arabuluculuk Kapsamı Dışında Bırakılan Davalar Var mıdır?
Kanun koyucu, bazı iş davalarını zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında bırakmıştır. Bunların başında iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları gelir. Bu davalar arabuluculuğa tabi olmaksızın doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.
Sigortasız çalışılan sürelerin tespiti için açılan hizmet tespit davaları da kamu düzenini ilgilendiren tespit davası niteliği nedeniyle arabuluculuk kapsamı dışındadır. Buna karşılık aynı dönemle ilgili ücret ve tazminat alacakları ayrı bir dava konusu olduğundan, o alacaklar için arabuluculuğa başvurulması gerekir.
Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?
Başvuru, işçinin veya işverenin yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki Arabuluculuk Bürosuna, büronun bulunmadığı yerlerde ise görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Büro, kayıtlı arabulucular listesinden bir arabulucu görevlendirir; taraflar da ortak bir arabulucu üzerinde anlaşabilir.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Görevlendirilen arabulucu, tarafları ve varsa avukatlarını bir araya getirerek görüşmeleri yürütür. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci genellikle üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta daha uzatılabilir. Görüşmeler, tarafların anlaşması veya anlaşamaması ile son bulur ve bir tutanakla kayıt altına alınır.
Taraflar anlaşmaya varırsa düzenlenen anlaşma belgesi, 6325 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icra takibine konu edilebilir; avukatsız imzalanan anlaşma için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Anlaşma sağlanamaması hâlinde ise taraflara "son tutanak" verilir; bu tutanak, dava açılırken dilekçeye eklenir.
Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Anlaşmaya varılamaması hâlinde arabulucunun ilk iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; iki saati aşan kısım taraflarca eşit ödenir.
Arabuluculuğa Başvurunun Zamanaşımına Etkisi Nedir?
Arabuluculuğa başvurulması, işlemekte olan zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri durdurur. Süre, arabuluculuk faaliyetinin son tutanağın düzenlenmesiyle sona ermesinden itibaren yeniden işlemeye başlar. Özellikle işe iade talebinde bu sürelerin doğru hesaplanması belirleyicidir: işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı, anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde de iş mahkemesinde dava açmalıdır.
Arabuluculuk Sürecinde Sık Karşılaşılan Sorunlar Nelerdir?
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar arasında; alacak kalemlerinin görüşme öncesinde eksik veya hatalı belirlenmesi, taraflardan birinin görüşmelere hiç katılmaması ve anlaşma tutanağının kapsamının yeterince netleştirilmeden imzalanması sayılabilir. Görüşmelere hazırlıklı gidilmesi ve talep edilen alacak kalemlerinin doğru hesaplanması, sürecin sağlıklı ilerlemesi bakımından önem taşır.
İzmir'de arabuluculuk başvurusu Bayraklı'daki İzmir Adliyesi'nde bulunan İzmir Arabuluculuk Bürosuna yapılır; işyerinin Karşıyaka yargı çevresinde olması hâlinde Karşıyaka Adliyesi'ndeki büro yetkilidir. Anlaşma sağlanamazsa dava aynı adliyelerdeki iş mahkemelerinde açılır. İşçilik alacakları ve zorunlu arabuluculuk sürecine ilişkin bilgi almak isteyenler, İzmir iş hukuku avukatı sayfamızı inceleyebilir; Konak'taki büromuz İzmir genelinde iş hukuku süreçlerinde destek sağlamaktadır.
Av. Mehmet Yücesoy
İzmir Avukat & Hukuki Danışmanlık
Hukuki süreçleriniz ve ihtiyaçlarınız için profesyonel destek almak adına bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen İletişime Geçin